Examples of using Dar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Debin evi çok dar; buraya da millet girip çıkacak.
Sürpriz. Şuradaki dar yolu görüyor musun?
Biraz dar. Seven olsa verimli bir tasarım derdi.
Neden ki? Bu kapı çok dar, ve karın çok?
Suzy Liptonın o dar pantolonla nasıl kırıtarak yürüdüğüne baksana.
Çok dar değil, ilginç şeyler yapmak için ama yeterli.
Küçük, dar bodrum katı ha, Raymond?
Şu dar sokaktan girin, soldan ikinci.
Bana şunu söyle Dar- bu kayıt dışı sadece sen ve ben.
Kollarımın etrafında biraz dar görünüyor mu?
Gün, 7 gece mi? Hayal gücün çok dar prenses?
Şu dar dolaba.
Küçük, dar zemin apartman dairesi, Raymond?
Damarları çok dar oluyor, bu yüzden de genişleme kemiklerin içinde oluyor.
Bu dar sokaklarda bulunmuyor.
Bu çok dar.
Biraz bile komik değil bu, Dar. Merhaba Elian.
Dar pantolon için çok yaşlı değil misin?
Çok dar değil ama yeterince ilginç.
Haydi. Küçük, dar bir çadırda erkek arkadaşınla seviş.