Examples of using Deyimiyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Basının deyimiyle Grevenin hizmetçisi.
Hala küçük. Kendi deyimiyle'' Çok küçük.
Bana gomaskahınızdan bahsedin… siz insanların deyimiyle ilk buluşmanızdan.
General MacArthurun deyimiyle.
Güzel Technicolor eğlencelik'' lerin dönemi kapanmıştı. Kendi deyimiyle.
Bana gomaskahınızdan bahsedin… siz insanların deyimiyle ilk buluşmanızdan.
Güzel Technicolor eğlencelik'' lerin dönemi kapanmıştı. Kendi deyimiyle.
Bu, yerlilerin deyimiyle Sinsi Şeytan.
Kum denizine. Halkınızın deyimiyle Sahraya.
Burada da, denizcilerin deyimiyle.
Babam onların deyimiyle yargıçtı.
Eski karının deyimiyle beyhude bir düzene baş kaldırma dürtüsü.
Polislerin deyimiyle bir'' A.G.'' kartı.
Hoytun deyimiyle'' Bingo.'' Sen bir dahisin.
D veya onun deyimiyle Dingle Gününden beri görüşmedik.
Bazılarının deyimiyle son on yılın en korkunç cinayeti güney Mainede işlendi.
Eski akil hocam Benin deyimiyle karanlik taraf da diyebiliriz.
Kendi deyimiyle, kış uykusundaydı. Orada saklanıyordu.
Kendi deyimiyle. Güzel kıyafet. Veya'' Büyük Hafriyatçı.
Büyük filozof Eddie Moneyin deyimiyle… cennete iki biletim var.