DIKKATINI in English translation

attention
dikkat
ilgi
dikkatini çekmek için
focus
odak
konsantre
dikkat
yoğunlaş
notice
fark
dikkat
duyuru
bildiri
tebligat
fark ettim
uyarı
farkettin mi
distract
dikkatini dağıt
oyala
rahatsız
dikkatinin dağılmasına
concentrate
konsantre
yoğunlaş
odaklan
dikkatini
care
dikkat
umrumda
iyi
umrunda
değer
göz kulak
umursamaz
umurumda
bakım
çaresine
look
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin
attentions
dikkat
ilgi
dikkatini çekmek için
focused
odak
konsantre
dikkat
yoğunlaş
noticed
fark
dikkat
duyuru
bildiri
tebligat
fark ettim
uyarı
farkettin mi
distracted
dikkatini dağıt
oyala
rahatsız
dikkatinin dağılmasına

Examples of using Dikkatini in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
En çok dikkatini yüzüne ver.
Look at the face more.
Burada kalıp… Kaiın dikkatini elimden geldiğince senden uzak tutacağım.
I'm gonna stay here and distract Kai from your disappearance as long as I can.
Hepimizin dikkatini çeken bir hayranı vardı.
But there was one fan who made us all take notice.
İlk önce ben Bok Ja teyzeyle görüşüp dikkatini üstüme çekeceğim. Pekâlâ.
First, I will meet Ms. Oh and make her focus on me. Okay.
Ama döndüğüm zaman dikkatini toplamış ve itaatkar olsan iyi edersin.
And when I get back, you better be focused and obedient.
Dikkatini bana ver o zaman. Pekâlâ.
Concentrate on me then. All right.
Onların dikkatini çekmek çok kolay.
Who is so easy to take care of.
Vali daha ne kadar süre Van Laarın dikkatini dağıtabilir?
How long can the Governor distract Van Laar?
Şimdi kesinlikle dikkatini çekeceksin.
He's certainly gonna notice you now.
polislerin dikkatini çekersin.
the cops will look at you.
Ve bu üstünlüğünüz yedinci sınıfın tatlı kızlarının dikkatini çeker.
Attentions can be pretty fickle. And your average seventh-grade girl's.
Dikkatini vermeni istiyorum.
I want you focused.
Ve sen de çoklarının dikkatini çekeceksin.
And you're gonna get noticed plenty, too.
Onların dikkatini çekmek çok kolay.
They are so easy to take care of.
Dikkatini bana verir misin lütfen?
Can you please concentrate on me?
eminim birçok delikanlının dikkatini çekiyordur.
I'm sure a lot of boys notice her.
Sen içeri sızarken biz de Fransisconun dikkatini dağıtabiliriz.
We can distract Francisco while you sneak a peek.
Pollard dahil herkesin dikkatini dağıtıyor.
He's making everyone, including Pollard, look away.
Dikkatini çektim değil mi?
Got you focused, didn't I?
Babanın dikkatini ben başka tarafa çekerim.
I will try to keep your father distracted.
Results: 1935, Time: 0.0421

Top dictionary queries

Turkish - English