DISTRACT in Turkish translation

[di'strækt]
[di'strækt]
dikkatini dağıt
distractions
as a diversion
oyala
stall
to distract
hold
of diversion
keep
divert
rahatsız
alone
comfortable
relax
comfy
at ease
cozy
comfortably
comfort
casual
cushy
dikkatinin dağılmasına
dikkatini dağıtmak
distractions
as a diversion
dikkatini dağıtmamız
distractions
as a diversion
dikkatlerini dağıt
distractions
as a diversion

Examples of using Distract in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Distract them. I will contact Lord Sidious.
Dikkatlerini dağıt. Lord Sidiousla bağlantı kuracağım.
While the B team is plan B… ing. We have to distract Gary.
B Takımı B Planıyla uğraşırken Garynin dikkatini dağıtmamız gerek.
Distract local government security to cover your absence- in that order.
Senin yokluğunu fark etmemeleri için yerel hükümet güvenliğinin dikkatini dağıt. Emir buydu.
You distract the bat and bird… while I prepare… to freeze… Gotham!
Ben de… Gothamı… dondurayım! Sen kuşla yarasayı oyala.
Yes, distract the heart surgeon while she's working in the dark.
Evet, kalp cerrahı rahatsız okaranlıkta çalışıyor iken.
We must… Blood. Blood! Distract him, of course!
Tabi ki onun dikkatini dağıtmak zorundayız. Kan!
You distract.
Sen dikkatlerini dağıt.
But we will have to distract the cowboy guy.
Ama kovboy herifin dikkatini dağıtmamız lazım.
Crane, distract the sheriff.
Crane, şerifin dikkatini dağıt.
I will contact Lord Sidious. Distract them.
Lord Sidiousla konuşacağım. Onları oyala.
I will put on a dress and distract the guard!
Bir elbise giyeceğim ve gardiyanı rahatsız edeceğim!
Blood! We must… distract him, of course. Blood!
Kanla. Tabi ki onun dikkatini dağıtmak zorundayız. Kan!
Isolate and distract.
Birbirinden ayır ve dikkatlerini dağıt.
Look, you go distract them.
Bak, sen git onların dikkatini dağıt.
Why? No. Distract him.
Neden? Onu oyala. Hayır.
Blood! Blood. We must… distract him, of course!
Tabi ki onun dikkatini dağıtmak zorundayız. Kan!
Delay. Distract.
Oyala, dikkatlerini dağıt.
Why? Distract him. No.
Neden? Onu oyala. Hayır.
Distract her. I will do the rest.
Gerisini hallederim. Sen onun dikkatini dağıt.
And we will have to distract him, of course. blood!
Tabi ki onun dikkatini dağıtmak zorundayız. Kan!
Results: 253, Time: 0.0541

Top dictionary queries

English - Turkish