Examples of using Diriltecek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kendi yaratılışını unutarak bize bir mesel verdi:'' Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?'' dedi?
O gün Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine haber verecektir.
De ki:'' Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratmayı bilir.
Kendi yaratılışını unutarak bize bir mesel verdi:'' Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?'' dedi.
Ölüleri diriltecek Biziz. Yaptıkları her şeyi ve bütün izlerini bir bir kaydeden Biziz. Velhasıl her bir şeyi, apaçık bir kitapta sayıp döken Biziz.
Gün gelecek, ALLAH hepsini diriltecek ve şimdi size yemin ettikleri gibi Ona
Gün gelecek, ALLAH hepsini diriltecek ve şimdi size yemin ettikleri gibi Ona
Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve:'' Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?'' diyor.
Diriltecek, bir vaittir bu ki gerçektir ve yerine getirecektir onu, fakat insanların çoğu bilmez.
ölüleri diriltecek de Odur ve O her şeye kadirdir.
bir de misâl fırlattı Bize:“ O çürümüş kemikleri kim diriltecek!
Allah onları diriltecek, sonra da Ona döndürülecekler.
Diriltecek! Bu Onun verdiği kesin bir sözdür, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.
Ve yaradılışını unutarak bize örnekli bir soru yöneltti:'' Çürüdükten sonra kemikleri kim diriltecek?
Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve:'' Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?'' diyor?
Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve:'' Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?
misâl fırlattı Bize:“ O çürümüş kemikleri kim diriltecek!” diye.
bir de misâl fırlattı Bize:“ O çürümüş kemikleri kim diriltecek!
Ve yaradılışını unutarak bize örnekli bir soru yöneltti:'' Çürüdükten sonra kemikleri kim diriltecek?
Sizi müteakiben öldürecek ve tekrar diriltecek olan da Odur. Gerçekten insan pek nankördür! 2,28; 45,26; 40,11.