REVIVE in Turkish translation

[ri'vaiv]
[ri'vaiv]
hayat
life
live
diriltiriz
of the resurrection
getting resurrected
revive
diriltin
of the resurrection
getting resurrected
diriltecek
of the resurrection
getting resurrected
diriltelim
of the resurrection
getting resurrected

Examples of using Revive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Then we just have to go straight to his body and revive him.
Sonra da, doğruca onun bedenine gidip, onu canlandırmalıyız.
Or, have they taken earthly gods who revive the dead?
Yoksa( Mekke müşrikleri) birtakım ilâhlar edindiler de yerden ölüleri onlar mı diriltecekler?
The Spanish Communists revive Madrid.
İspanyol Komünistleri, Madridi canlandırıyor.
We could start to plan again, revive our dreams. Of course I do.
Tekrar plan kurardık, hayallerimizi canlandırırdık.- Elbette.
Revive our dreams. We could start to plan again.
Tekrar plan kurardık, hayallerimizi canlandırırdık.
Can temporarily revive an old man. A young mistress' hormones.
Genç bir bayanın hormonları yaşlı bir adamı geçici olarak canlandırabilir.
Ayoung mistress' hormones can temporarily revive an old man.
Genç bir bayanın hormonları yaşlı bir adamı geçici olarak canlandırabilir.
And We revive thereby a dead town.
Ve onunla( o suyla) ölü bir şehri dirilttik.
Her presence might revive him.
Belki onun varlığı onu canlandırır.
We could start to plan again, revive our dreams.
Tekrar plan kurardık, hayallerimizi canlandırırdık.
Revive him.
Ayılt onu.
They will help revive everything.
Onlar her şeyin yeniden canlanmasına yardım edecekler.
We have to revive him.
Onu hayata döndürmek zorundayız.
I felt emotions of gentleness and pleasure, that had long appeared dead, revive within me.
Yeniden canlandı. Uzun zamandır hissetmediğim nezaket ve haz duyguları içimde.
Brother Lian, reviveRevive..
Birader Lian, canlan… canlan… canlan.
Can you revive them?
Onları yeniden canlandırabilir misin?
We may have to revive Colonel O'Neill.
Albay ONeilli tekrar canlandırmak zorunda kalabiliriz.
If there's a chance we can revive Neelix, we have got to take it.
Eğer Neelixi canlandırmak için bir şans varsa, değerlendirmeliyiz.
Haley, revive your sister.
Haley, kız kardeşini ayılt.
I have to revive that factory somehow no matter what.
Ne pahasına olursa olsun o fabrikayı yeniden canlandırmak zorundayım.
Results: 133, Time: 0.0812

Top dictionary queries

English - Turkish