DIZILER in English translation

sequences
ardışık
sekansı
dizisi
işlemi
sırası
dizi
sahnesi
dizilimi
sıralama
sıra
shows
gösteri
şov
göstermek
program
diziyi
dizi
ortaya
series
seri
sezon
dizisi
bir dizi
serinin
arrays
istasyon
dizisi
sırası
dizilimi
dizi
düzeneği
sistemi
tertibatı
dramas
dram
tiyatro
dramatik
olay
draması
dizisi
dizi
oyun
TV
TV
televizyon

Examples of using Diziler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Diziler oldukça yıpranmış görünüyor.
The arrays are looking pretty worn out.
Bugünlerde diziler, aşırı ürün yerleştirmeyle seyirciyi rahatsız ediyor. Neyse.
Anyway, dramas these days are making viewers uncomfortable with immoderate PPL.
Demek diziler o kadar da saçma değilmiş. Evet.
So the soap operas aren't so absurd. Yes.
Demek diziler o kadar da saçma değilmiş. Evet.
Yes. So the soap operas aren't so absurd.
Video oyunları, diziler, kitaplar, filmler olarak keyif malzemesi yaptılar.
It can be enjoyed as video games, as TV shows, books, movies.
Bunlar diziler.
These are sequences.
Dr. Phil, filmler, diziler, eski kız arkadaşlar.
Dr. Phil, movies, TV shows, ex-girlfriends.
O kadar geç kaldın ki diziler başladı!
You're so late the soapies have started!
Bu diziler.
This pattern.
Protein kodlayıcı diziler( yani eksonlar)
Protein-coding sequences(specifically, coding exons)
Bilinen diziler hakkında biyolojik veya istatistik gözlemleri yansıtan bir skor fonksiyonunun seçimi, iyi hizalamalar elde edilmesinde çok önemlidir.
The choice of a scoring function that reflects biological or statistical observations about known sequences is important to producing good alignments.
Televizyon tarihi bunun gibi bir sürü hikâyeyle dolu. Harika diziler, bazen bir şekilde… İyi diziler de oluyor.
The history of television is filled with thousands of stories like this… where great shows, you know, somehow, sometimes… good shows just happen you know, and.
Bu diziler hayvanlar ve bitkilerin hayatta kalabilmek için… geliştirdiği muhteşem
This series reveals the most spectacular and extraordinary strategies that animals
Civardaki diziler( örneğin E. colide Shine-Dalgarno dizisi)
Nearby sequences such as the Shine-Dalgarno sequence in E. coli
Filmler, diziler ve spor programlarına şimdi olduğu gibi uzun reklam araları verilemeyecek.
Films, series and sports broadcasts will not be curtailed by lengthy commercial breaks the way they are now.
Her transkripsiyon faktörü belli bir DNA diziler kümesine bağlanır ve bu dizilere yakın protörleri olan genlerin transkripsiyonu etkinleştirir veya engeller.
Each transcription factor binds to one particular set of DNA sequences and activates or inhibits the transcription of genes that have these sequences close to their promoters.
Dinamik belleğin paylaşımının teknikleri ayrıca büyüyen kalıpları tutmak için durmadan genişleyen diziler yaratarak kullanılabilir.
Techniques of dynamic storage allocation may also be used, creating ever-larger arrays to hold growing patterns.
Yer aldığı Tv yapımı diziler Al Khottab Al Bab ve Choufli Hal ile tanındı.
He acted on the stage, in feature films like L'Étoile du Nord and on television series like Al Khottab Al Bab and Choufli Hal.
Diziler senin için bir sanat eseri olabilir
Dramas may be art to you for all I know,
Stolz-Cesàro teoremi, Cesàro ortalamasının bir genelleştirmesi gibi görülebilir ama aynı zamanda diziler için bir lHôpital kuralı olarak da görülebilir.
The Stolz-Cesàro theorem can be viewed as a generalization of the Cesàro mean, but also as a l'Hôpital's rule for sequences.
Results: 85, Time: 0.0484

Top dictionary queries

Turkish - English