Examples of using Donuk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cilan oldukça donuk görünüyor.
Operaya gidiyoruz. Kütüphanenin donuk olduğunu sanıyordum.
Donuk bakışlarımı görüyor musun?
Donuk görüntüyü seviyorum, ya siz?
İntikamın donuk gözleri senin üzerinde Boyle.
Metin: Donuk Arkaplan.
Donuk beyin'' diyebilir misin?
Sen bu donuk bakışları görüyor musun?
Donuk eğlenceli zaman.
Yaşlı, donuk ve canı sıkkın birine dönüşüyorsun!
Donuk beyin.
Korkunç, donuk gözlerini dikmiş bana bakıyordu.
Koridordaki donuk noktayı fark etmeyeniniz var mı?
Hey donuk, hayatının kaçışına hazırlan.
Bay Donuk diyorduk sana.
Gözlerindeki donuk bakış, boğazının kesilmiş olduğunu anlatıyordu.
Suratlar çok donuk.
Donuk ışın mı? Bodrum katında bundan dört tane var.
Kamp çok donuk duruyor.
Boğazının kesilmiş olduğunu anlatıyordu.{ Y: i} Gözlerindeki donuk bakış.