DURMA in English translation

stop
kesin
engel
durak
yeter
artık
son
dur
kes
bırak
durun
ahead
hadi
önceden
haydi
var
önde
ileride
devam et
durma
öne
devam edin
stand
tahammül
ayakta
kalın
yanında
geçerli
dur
ayağa
çekil
çekilin
durun
keep
devam
sürekli
durmadan
sessiz
tut
tutun
kalsın
sakla
tutarım
koru
away
uzak
çekip
hemen
uzaktan
ayrı
uzaklaş
gitti
kaldı
buradan
bir kenara
to hold
tutmak
tutacak
tutunmak
düzenlemek
kucağıma
kucaklamak
saklamak
beklemek
durmuş bağırsaklarını yerinde tutmaya
elinde
wait
beklemek
bir dakika
walt
bir saniye
dur
durun
beklerim
stopping
kesin
engel
durak
yeter
artık
son
dur
kes
bırak
durun
standing
tahammül
ayakta
kalın
yanında
geçerli
dur
ayağa
çekil
çekilin
durun
stops
kesin
engel
durak
yeter
artık
son
dur
kes
bırak
durun

Examples of using Durma in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ama sen gitmelisin, burada durma.
But you should leave, don't stay here.
Öyleyse onlar için kendini üzüp durma.
So do not waste away your self with grief for them.
Orda öyle durma.
don'tjust… stand there.- Yes.
Gibi mi olacaksın, durma! Karate Adam.
You want to be like Karate Man, then go ahead.
Durma, kaşı.
Wait, scratch that.
Şehir durma noktasına gelmiş.
Whole city's grindin' to a halt.
Durma ateş et Abe. Sizi adi küçük… Marble!
Keep firing, Abe. Nasty little… Marble!
Güvenli derinlikte durma izni istiyorum.
Request permission to hold at safe depth.
Halka açık yerlerde 10 dakikadan fazla durma.
Don't stay in public more than ten minutes.
Eğer sohbet istiyorsan, durma zırvalamaya başla.
If you want a conversation, blather away.
Biliyor musun, bunu mahvetmek istiyorsan durma. Bırakıyorum.
You know, if you want to mess with that, go ahead.
Ve zimurjiye ulaşana kadar asla durma. Aardvarkta başlayalım.
Let us begin at aardvark and never stop until we reach zymurgy.
Durma, burada yapalım.
Wait, let's do it here.
Durma, it. Çok az kaldı.
Keep pushing. It's just about here.
Sel yüzünden yavaşlayıp durma seviyesine geldik.
It's a flood that cripples and brings everything to a halt.
Bu yüzden, bu aptal hıncına devam edeceksen durma.
So you want to hold this stupid grudge, you go ahead.
Hayir! Orada durma.
Don't stay there.
Tanık nerede? Ortalıkta beni soruşturup durma dostum.
Where's the witness? Stop asking around about me, man.
Willy Wolters… Eğer kendini rezil etmek istiyorsan durma sahneye çık.
Willy Wolters! If you want to embarrass yourself on the stage you should go ahead.
Efendim, bize burada durma şerefini bahşeder misiniz?
Sir, will you do us the honour of stopping here?
Results: 1287, Time: 0.0619

Top dictionary queries

Turkish - English