ELIMIZE in English translation

hands
eliyle
elim
elden
elini
elle
yandan
uzat
ver
yardım
kolu
we have
var
sahip
biz de
beri
elimizde
olduğunu
zorundayız
aldık
yaptık
we get
alıyoruz
alırız
var
alırsak
aldık
alacağız
elimizde
anladık
ulaşana
gittiğimiz
we got
alıyoruz
alırız
var
alırsak
aldık
alacağız
elimizde
anladık
ulaşana
gittiğimiz
hand
eliyle
elim
elden
elini
elle
yandan
uzat
ver
yardım
kolu
we had
var
sahip
biz de
beri
elimizde
olduğunu
zorundayız
aldık
yaptık
handed
eliyle
elim
elden
elini
elle
yandan
uzat
ver
yardım
kolu
gain
kazanç
kazanmak
kazanacak
çıkarları
elde
menfaati
almak
ganimetler

Examples of using Elimize in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kapa çeneni. En azından elimize biraz para geçiyor.
At least we have some money coming in. Shut up.
Hayır, elimize daha somut bir şey geçene kadar beklemeliyiz.
No, we got to wait until we have something more concrete.
Silah ve intihar mektubu neredeyse elimize verildi.
We were handed the gun and the suicide confession.
Bütün bunlar olup biterken… elimize tek geçen bu bir avuç serseri.
After all this running around… all we get is a useless bunch of punks.
Bu pazarlık kozunu elimize almak için yeterince uzun bir zaman kazandıracak.
Long enough to get our bargaining chip in hand.
Fakat tam bir rapor elimize geçince.
But we will learn more once we have the full report.
Elimize bir adres geçti patron.
We got an address, boss.
Silah ve intihar mektubu neredeyse elimize verildi.
And a suicide confession-- it's too easy. We were handed the gun.
Bütün bunlar olup biterken… elimize tek geçen bu bir avuç serseri.
All we get is a useless bunch of punks. After all this running around.
Cinsiyet-izleme çipini, istediğimiz elimize takmaya özgürüz.
We're free to choose which hand our sex-Monitoring chip is implanted in.
Elimize kasım ayında binlerce ipucu geçtiğini biliyorsun.
You know how many thousands of leads we got in November.
Hadi onu dinleyelim ama elimize bahşiş bırakma.
Let's listen for it, but not tip our hand.
Emma, elimize düştü!
Emma, we got her!
Elimize tek geçen bu.
All we get is this.
Ne kadar kötü şey varsa muhakkak bizim elimize bulaşmıştır.
Every bad deed possible we have had our hand in it.
Dün, elimize yeni mallar geldi.
We got a new shipment in yesterday.
Ya yargıç? O ne zaman elimize geçecek?
When will we get to him? And the Judge?
Kgb onun yokluğunu kaset bizim elimize geçene kadar anlayamacak bile.
Kgb won't even knowhe's missing till we havethe tape in hand.
Elimize birşey geçerse görmeye gideceğim.
I'm gonna see if we got anything on this.
Ya yargıç? O ne zaman elimize geçecek?
And the Judge? When will we get to him?
Results: 352, Time: 0.0366

Top dictionary queries

Turkish - English