Examples of using Elinden in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Eğer Ganz elinden kaçarsa, beni tanıdığına pişman olursun.
Elinden ne gelir, öyle değil mi? Evet?
sonra kızı elinden kaçırıyorsun.
Doktorların elinden hiçbir şey gelmedi.
Tom Marynin elinden geleni yaptığını biliyordu.
O için elinden geleni yapmış
Kanı elinden geldiğince temizle.
şanslı gününde bir serserinin elinden.
Tomun elinden beklemek dışında bir şey gelmiyordu.
Kardeşlerimin elinden alınmıştı onlar… Keşke beyaz pirinç olsaydı biraz.
Sevdiğin herkesi elinden alan birine ne yapardın?
Niye? Çünkü elinden her iş geliyor.
Elinden bir şey gelmezdi. Ama birinin yardıma geldiğini biliyordum.
Onu elinden ben aldım.
Dani Pedrosa ilk turlarda elinden geleni yaptı.
O ikisinin elinden ne gelir ki?
Polis onu bulmak için elinden geleni yaptı.
Bunu elinden alayım mı?
Çocuğu ölüyordu ve elinden bir şey gelmiyordu.
O canavar zavallı kızın bütün hayatını elinden aldı.