ELINDEN in English translation

hand
eliyle
elim
elden
elini
elle
yandan
uzat
ver
yardım
kolu
have
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
can
olabilir
edebilir
olabiliyor
edebilecek
daha
bir
yapabilir
olamaz
bile
nasıl
from the clutches
grasp
kavra
anladığım
elinden
pençesinin
idrak
kavrayışı
yakalaması
hands
eliyle
elim
elden
elini
elle
yandan
uzat
ver
yardım
kolu
has
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
had
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
could
olabilir
edebilir
olabiliyor
edebilecek
daha
bir
yapabilir
olamaz
bile
nasıl
gets
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın

Examples of using Elinden in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Eğer Ganz elinden kaçarsa, beni tanıdığına pişman olursun.
If Ganz gets away, you're going to be sorry you ever met me.
Elinden ne gelir, öyle değil mi? Evet?
Yeah, well, what can you do, right?
sonra kızı elinden kaçırıyorsun.
then you let her get away.
Doktorların elinden hiçbir şey gelmedi.
The doctors couldn't do anything.
Tom Marynin elinden geleni yaptığını biliyordu.
Tom knew that Mary had done her best.
O için elinden geleni yapmış
She has done her best to
Kanı elinden geldiğince temizle.
Clean up the blood the best you can.
şanslı gününde bir serserinin elinden.
Two-Face or just some punk who gets lucky.
Tomun elinden beklemek dışında bir şey gelmiyordu.
Tom could do nothing except wait.
Kardeşlerimin elinden alınmıştı onlar… Keşke beyaz pirinç olsaydı biraz.
Those had been taken from my little siblings so… And, if only white rice.
Sevdiğin herkesi elinden alan birine ne yapardın?
What do you do to someone who has taken everyone that you love?
Niye? Çünkü elinden her iş geliyor.
Why? Because you can do anything.
Elinden bir şey gelmezdi. Ama birinin yardıma geldiğini biliyordum.
There was nothing you could do, But I knew someone was coming to help me.
Onu elinden ben aldım.
And I had her taken from you.
Dani Pedrosa ilk turlarda elinden geleni yaptı.
Dani Pedrosa has everything to do on these first couple of laps.
O ikisinin elinden ne gelir ki?
What can those 2 do anyway?
Polis onu bulmak için elinden geleni yaptı.
The police had been doing their best to find her whereabouts.
Bunu elinden alayım mı?
Can I take this for you?
Çocuğu ölüyordu ve elinden bir şey gelmiyordu.
His child was dying and there was nothing he could do.
O canavar zavallı kızın bütün hayatını elinden aldı.
Poor girl had her whole life ahead of her before that monster took it.
Results: 3286, Time: 0.0494

Top dictionary queries

Turkish - English