Examples of using Emirin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Salimi, Emirin bizzat seçtiği bir temsilciydi.
Salimi, Emirin bizzat seçtiği bir temsilciydi.
Emirin senin hakkındaki düşüncesi, Endülüse hakim olman.
Emirin misafiri miydi?
Emirin nakliyesini öğrenmek istiyordun.- Aynen.
Yüksek emirin cevabı nasıl olmalı?
Emirin önünde bana iftira atıyorsun?
Emirin kendisi de burada!
Emirin arabası geldi ve Prenses Shaistayı bulamıyoruz.
Emirin arabası bir saat önce aldı onu.
Emirin doğum günü kutlamaları tabii ki.
Ben Abu Hakim Al Badi, Emirin yakın arkadaşıyım.
Bu, bu sabah aldığım emirin bir kopyası.
İki gece önce, emirin odasında görevlendirilmiştim.
Yaşar kim? Emirin arkadaşı?
Murtaza, çocuk Emirin arkadaşı.
Ben Fatıma, Emirin halasıyım.
Emirin yukarıdan gelmesi gerekiyor.
Emirin yukarıdan gelmesi gerekiyor.
Hayır, Emirin Emmayı onca yola sırf öldürmek için çağırdığını sanmıyorum.