Examples of using Emrettim in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sana kapıyı açmanı emrettim.
Adamlarıma burayı boşaltmalarını emrettim.
Güvenlik kapısı 3teki muhafızlara bir köpekle ağaçlığı aramalarını emrettim.
Müzisyenlere benim ülkemden bir şeyler çalmalarını emrettim.
Onlara ölümlerine gitmeyi ben emrettim.
En iyi adamlarımdan bazılarına Kraliçeye ve prense eşlik etmelerini emrettim.
Gemiyi terk etmenizi emrettim size!
Gemiyi terk etmenizi emrettim size!
Evet. Ona köyün refahını koruması için ölmesini emrettim.
Carmenin öldürülmesini ben emrettim.
Kasabadan apansızın ayrılınca… dün gece seni izlemesini emrettim.
Guan ve Zhanga, bu altı vilayeti sensiz ele geçirmelerini emrettim.
Stokta çok fazla vardı. Ben emrettim.
Orada 10 dakika beklemelerini, ve sonra gelmelerini emrettim.
Çünkü bu geçici bir durum, ve çünkü ben emrettim.
Springfield suçlularına mesaj göndermek için bu cezaevinin tekrar açılmasını emrettim.
Ve bu mahkemenin huzuruna getirilmesini emrettim.
Baba, onların evlenmesini ben emrettim. Shi.
Ben sana bu emri Sonra ben… çekmeni emrettim.
Bunu yapmasını ona ben emrettim.