ESNAF in English translation

tradesman
esnaf
tüccar
bir satıcı
shopkeeper
esnaf
dükkancı
mağaza sahibinin
satıcı
bakkal
artisan
zanaatkar
esnaf
sanatkarı
trades
ticaret
takas
meslek
alize
ticari
takası
karşılığında
alışverişi
değiş tokuş
merchants
tüccar
ticaret
taciri
ticari
satıcısı
craftsmen
usta
zanaatkar
sanat
bir sanatkar
tradesmen
esnaf
tüccar
bir satıcı
shopkeepers
esnaf
dükkancı
mağaza sahibinin
satıcı
bakkal
artisans
zanaatkar
esnaf
sanatkarı

Examples of using Esnaf in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Anya, Amerikan Esnaf Birliği aradı.
Anya, the Shopkeepers' Union of America called.
Bu da bir gerçektir ki, genelevler ve esnaf da hediyeler gönderir.
It's also a fact that the brothels and tradesmen send gifts.
Hiçbir esnaf dükkanının başında değil.
No merchant is minding his shop.
Bazı Çala Yahudileri imparatorluğa faydalı olabileceklerini göstermek için esnaf loncalarına katıldılar.
Some Chala Jews also joined merchant guilds in order to prove their economic use to the empire.
Esnaf Sporun Başkanı.
Chairman of Esnaf Spor.
Esnaf milleti.
A nation of shopkeepers.
Hizmetçi ve esnaf girişi arka tarafta.
The servants' and tradesmen's entrance is at the back.
Oteliniz henüz esnaf indirimine başlamadı mı?
Your hotel started that tradesman's discount yet?
Tüm esnaf aradı hanımefendi.
All the tradespeople have called, ma'am.
Esnaf girişi yan tarafta.
Tradesmen's entrance is around the side.
Esnaf çiftçilerin parası yetmiyor.
Most small farmers can't afford them.
Esnaf kızını mı?
The shopkeeper's daughter?
Yıllık Esnaf Fuarı için.
Performing Artists Wanted For Annual Craftsmen's Fair.
Yıllık Esnaf Fuarı için.
For Annual Craftsmen's Fair.
Yerel esnaf da haberi aldı… ve olacaklar için hazırlanıyor.
And bracing for what lies ahead. Local businesses are also learning of the news.
Esnaf adamsın be Ferdi.
You are a tradesman.
Bütün fasulyeli kavurma, günümüzde küçük esnaf çikolata üreticileri tarafından sıklıkla kullanılmaktadır.
Whole-bean roasting is nowadays often used by artisan, small-batch chocolate makers.
Bütün paketleri arkadaki esnaf girişinden dağıt.
Deliver all packages in the rear. Tradesmen's entrance.
Ben doktorum, esnaf değilim.
I'm a doctor, not a businessman.
Bildiğiniz gibi, esnaf arkada toplanıyor.
Tradesmen's is round the back, as well you know.
Results: 128, Time: 0.0491

Top dictionary queries

Turkish - English