Examples of using Espri in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Güzel espri. Ama ben çok ciddiyim.
Espri yapıyordum. Kimseye söylemeyeceğim.
Jamaikalı kayak takımı ile espri yapılacak mı sence?
Bak, Guapo, amca espri yaptı. Tacın mı?
Tanrinin espri anlayisi vardir.
Ama bunu espri yaparak gerçekleştir.
Dinle, buraya espri yapmaya gelmedim, tamam mı?
Espri yeteneği de geri dönmüş.
Güzel espri. Ama ben çok ciddiyim.
Espri yapıyordum. Kimseye söylemeyeceğim.
Ben espri yapmıyorum, burada kalamayız.
Kızlar espri sever.
Güzel bir şey, espri de öğrenmen gerek.
Bir keresinde güreş gösterisinde espri yapmıştım.
Espri değil.
Ölürken bile sonsuzluk hakkında espri yapıyordu Kendall.- Ne?
Suçlularının espri yeteneği var.
Ben espri yapmiyorum, burada kalamayiz.
Güzel espri, babalık.
Onun, nörotransmiterleri şu anda espri işleyemez durumda.