Examples of using Gel in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Buraya gel ve odandaki pisliği temizle. John.
Günaydın, Faustine Rea, en kötü kabusu oldum yaşlı adam gerçek David Kim gel.
Buraya gel. Bak.
Sen tut makyaj falan yap o şekilde bize gel.
Gel, bunları arabaya yükle.
John, buraya gel ve odandaki pisliği temizle.
Günaydın, Faustine Rea, en kötü kabusu oldum yaşlı adam gerçek David Kim gel.
Gel buraya.
Kimse seni buraya getirmiyor Sen buraya kendi başına gel.
Gel.- Evet. Sadece nasıl hissetiğini anla.
Buraya gel ve odandaki pisliği temizle. John.
Gel hadi! Geliyorum!
sana şeyi… Buraya gel.
Gel. Elini ver.
Buraya gel ve odandaki pisliği temizle. John!
Su-an, gel buraya.
Sen! Buraya gel! Adam!
Hatırlıyorum. Buraya gel.
Tamam. Gel. Elini ver.
John. Buraya gel ve odandaki pisliği temizle!