Examples of using Gerilimi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Benimkini değil. Gerilimi azaltır.
Vizon. Gerilimi azaltır.
Yüksek numaralar ise ivmeli yüksek gerilimi temsil ediyor.
Aramızdaki gerilimi hissettiği için bizi konuşmaya zorlamaya çalışıyor.
Gerilimi arttırmak için kızın ayakları altına cam kırıkları serer.
Yeni opera hazırlıklarının gerilimi onu allak bullak etti.
I biz gerilimi artırmak öneririz.
Kenardan geliyor alevler, Gerilimi hisset, ne sürüş ama.
Yeni opera hazırlıklarının gerilimi onu allak bullak etti.
Elektrik gerilimi artarsa hemen kaç.
Elektrik gerilimi artıyor!
Elektrik gerilimi yükseliyor.
Gerilimi arttırmak için kızın ayakları altına cam kırıkları serer.
Gerilimi sever.
Keşke size bugün, bu salondaki gerilimi tarif edebilsem.
Niye? Çünkü birinin derhal aramızdaki gerilimi kesmesi lazım.
Bence bu konularda şaka yapmamalısınız. Orta Doğudaki gerilimi düşünürsek.
Eğer elde edilebilseydi sıvı fransiyumun erime noktasındaki yüzey gerilimi 0,05092 N/m olurdu.
Adamların bazıları birbirlerini yeşil elmalarla taşladılar. Gerilimi azaltmak için.
Ben sadece, bilmiyorum, gerilimi azaltmaya çalışıyordun.