Examples of using Getirmek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kim pompa için biraz su getirmek ister?
Neden buraya getirmek zorundaydın?
Geri getirmek zorundasın.
Getirmek kelimesini tanımlayabilir misin?
Ona çay getirmek bize, onun özel odalarına giriş hakkı sağlıyor.
Ama bunu en iyi hale getirmek zorundayım, öyleyse nasıl yaparım.
Kardeşini getirmek dışında.
Hastaneye getirmek zorunda kaldık.
Erkek arkadaşını getirmek istediyse de başımızın üzerinde yeri var.
Beni aradı. Erkek arkadaşını getirmek istiyor, fotoğrafçı mıymış.
Kıyafetleri getirmek bu kadar uzun sürdüğü için kusura bakmayın.
Sadece getirmek bungalov herkes.
Sen de eve kız getirmek mi istiyorsun, Doug?
Bu haberi getirmek zorunda kaldığım için üzgünüm.
Büyüyü geri getirmek neden kötü olsun ki?
Hayır, onu buraya gizlice getirmek bizim için çok zor oldu.
Uyumlu hale getirmek en az üç gün sürer.
Seni buraya getirmek bir hataydı anlaşılan.
Şeytanın oğlu, beni buraya getirmek nereden aklına geldiyse artık!
Kağıtları size sorduğumda getirmek yarım saati… almaz.