Examples of using Halletmeliyiz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu isi konusarak halletmeliyiz, Helena.
Bunu yetişkin biri gibi halletmeliyiz.
Evet, Biliyorum, Ama bu defa, oturup bu işi halletmeliyiz.
Dean, onları halletmeliyiz.
Toplamaya başlamadan önce o gemileri halletmeliyiz.
Bunu halletmeliyiz.
Bunu doğru halletmeliyiz.
Olan oldu, bunu beraber halletmeliyiz.
Beth, cesedi hâlâ sıcakken Bay Trevitti halletmeliyiz.
Bunu kendi içimizde halletmeliyiz.
Hala boyanın 2. katını atmak zorundayız. Masa ve sandalyeleri de halletmeliyiz.
Bazı ayrıntıları halletmeliyiz.
O zaman babasının dökümanlarını halletmeliyiz.
Hayır, bunu kendimiz halletmeliyiz.
O zaman bunu biz halletmeliyiz, sadece ikimiz.
Düşünüyordum da bu işi hemen burada halletmeliyiz.
Bu yüzden oraya gidip siteyi kendimiz halletmeliyiz.
Muhtemelen, bir an önce bunu halletmeliyiz, bebeğim.
Şimdi de Muhammedi bulup Tom Cruiseun işini halletmeliyiz!
Bunu konuşup halletmeliyiz.
