HARAP in English translation

crumble
parçalanacak
harap
un ufak
ufalandığını
çökmeye
devastated
harap
perişan
ruined
berbat
harabe
mahveder
mahvediyorsun
mahvetmesine
bozmasına
yıkım
yıkıntılar
perişan
harap
destroyed
yok
imha
tahrip
perişan
yıkmak
yok et
mahvet
yoket
imha et
parçala
wrecked
hurda
batık
harap
enkazı
kazası
kaza
haşat
mahvetmesine
harabeye
yıkacağını mı
wasted
atık
israf
harcamak
çöp
heba
boşuna
kaybetmek
çarçur
kaybı
ziyan
dilapidated
bakımsız
köhne
harap
keşfedin
harabeye
döküntü
1979da
wracked
ravaged
tahrip
yakıp yıkın
zarar
rundown
özet
köhne
yıkık
yıkık dökük
harap
döküme
hakkında bilgi
kötüleyeceğim
i teared up

Examples of using Harap in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Her tarafta cesetler var. Bizim oda dışında bütün odalar harap oldu.
Bodies everywhere. All the rooms are ruined except for our room.
Sen benim harap dairedeki devamlı müşterimsin!
You're my regular at the rundown apartment!
Bedeni hastalıktan harap olmuştu ve ölümünün yakın olduğunu biliyordu.
His body was ravaged by illness and he knew he was near death.
Eğer nihai korku bedeninin ve zihninin başkaları tarafından harap edilmesiyse.
If the ultimate terror is to have your own mind and body destroyed by others.
Bedeni acıdan harap olmuştu.
His body was wracked with pain.
Unutmayın ki bu ilk partilerimden biriydi, ve harap olmuştum.
Keep in mind, it was my very first party, and I was wasted.
Bu ittifak harap olacak.
This alliance will crumble.
Güç bağlantıları harap oldu.
The power couplings are wrecked.
Epey harap görünüyor.
Looks pretty rundown.
İlk olarak beni metresin yapmakta ısrarın yüzünden harap oldu.
It was destroyed firstly by your insistence to make me your mistress.
Hayır efendim, söylediğim gibi, radyo harap olmuştu.
No, sir. As I said, our radio was wasted.
Her bir kemik acıyla harap oldu.
Every bone is wracked with pain.
Hiç aramızdan birisinin yetişkin gibi davranması gerektiğini düşündün mü? Harap oldum?
I teared up. Ever think that somebody has to be the bigger person here?
Kovuldum, dairem harap edildi.
I was fired, my apartment was wrecked.
Güven bana. O senin ışığında harap olacaktır.
He will crumble under your light. Trust me.
İç organları vurulmadan gelen şok dalgalarıyla harap olmuş.
His internal organs were destroyed by the shock waves from the impact.
Yarış pisti olabilecek mükemmel bir yer bulduk. Harap banliyölere dönünce.
We eventually found the perfect place to build a racetrack: Having returned to the rundown suburbs.
Güven bana. O senin ışığında harap olacaktır.
Trust me. He will crumble under your light.
ve bizim oda harap edildi.
our room was wrecked.
Yanıkların dışında, kulak kanalları harap olmuş. Bakın.
Apart from the burns, the ear canals are destroyed. Take a look.
Results: 548, Time: 0.0484

Top dictionary queries

Turkish - English