Examples of using Harap in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Her tarafta cesetler var. Bizim oda dışında bütün odalar harap oldu.
Sen benim harap dairedeki devamlı müşterimsin!
Bedeni hastalıktan harap olmuştu ve ölümünün yakın olduğunu biliyordu.
Eğer nihai korku bedeninin ve zihninin başkaları tarafından harap edilmesiyse.
Bedeni acıdan harap olmuştu.
Unutmayın ki bu ilk partilerimden biriydi, ve harap olmuştum.
Bu ittifak harap olacak.
Güç bağlantıları harap oldu.
Epey harap görünüyor.
İlk olarak beni metresin yapmakta ısrarın yüzünden harap oldu.
Hayır efendim, söylediğim gibi, radyo harap olmuştu.
Her bir kemik acıyla harap oldu.
Hiç aramızdan birisinin yetişkin gibi davranması gerektiğini düşündün mü? Harap oldum?
Kovuldum, dairem harap edildi.
Güven bana. O senin ışığında harap olacaktır.
İç organları vurulmadan gelen şok dalgalarıyla harap olmuş.
Yarış pisti olabilecek mükemmel bir yer bulduk. Harap banliyölere dönünce.
Güven bana. O senin ışığında harap olacaktır.
ve bizim oda harap edildi.
Yanıkların dışında, kulak kanalları harap olmuş. Bakın.