Examples of using Hasara in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Standish, hasara bakmanı istiyorum.
Evet, yarım milyon dolarlık hasara sebep olan bir ödünç alma.
Hasara bakarak söylemesi zor.
Hasara uğrayan tanklardan 200 ton kaybettik.
Kemikleri taradıktan sonra bilgisayar bu hasara uygun durumları bulacak mı?
Hasara bağlı olarak, en fazla üç saat.
Hasara bağlı olarak, en fazla üç saat.
Bizim aldigimiz hasara bakilirsa, onlar yok edilmis olmali.
Bizim aldığımız hasara bakılırsa, onlar yok edilmiş olmalı.
Hasara bakılırsa, Burada bayağı bir yangın çıkmış.
Şimdi hasara bakıp bir şey yapabilir miyim ona bakacağım.
Hangi hasara biz sebep olduk?- Tamam!
Bu yılki hasara bir bakalım, olur mu?
Bu yılki hasara bir bakalım, olur mu?
Şu hasara bak.
Briannanın kemiklerindeki hasara kıyasla geniş ve yuvarlaklar.
Bak, hasara bir bakayım, olur mu?
Fırtına ne kadar hasara neden oldu?
Bu simüle edilmiş mikro meteorit ne kadar hasara sebep olmuştur?
arabanın arka ucunu hasara uğrattığın kaza olmalı.