Examples of using Hususta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
Bu hususta bazı tecrübelerim var.
Belki de bu hususta sen yardımcı olabilirsin. Betty.
O hususta oldukça kötü bir geçmişi var.
Bu hususta, bir iltifat olabilir.
Bu hususta, ne kendilerinin ne de babalarının hiçbir bilgileri yoktur.
Bu hususta hiçbir deliliniz yok.
Bu hususta, ne kendilerinin ne de babalarının hiçbir bilgileri yoktur.
Milko, bu hususta söylemek istediğin bir şey var mı?
Bu hususta Charlesa yazdım bile.
Güzel. Bu hususta bir beyan istiyoruz.
Karşı olanlar zaten bu hususta oy kullanmıyor.
Eğer öyle idiyse, bu hususta epey tedbirli davranmışlar.
Ben de seninle bu hususta görüşecektim.
Eğer çekilmezsek sonucu çok iyi bilerek… bu hususta bizimle adadaki ve ya… herhangi bir yerdeki köleler arasındaki.
Onların, bu hususta hiçbir bilgisi yok, ancak zanna kapılıyorlar
fonksiyonel MRI talebiniz olmadı ya da bu hususta nöral aktiviteyi değerlendirecek herhangi bir şey.
Bu hususta şüphe içindedirler. Bunun da ötesinde, onlar ahiretten yana kördürler.
Artık bu hususta şüpheye düşme, çünkü o, Rabbinden gelmedir, gerçektir, fakat insanların çoğu inanmaz.
Ancak korkarım ki, Wayne Palmerın hareketleri bu hususta görevlerini gerçekten yerine getirip getiremeyeceğinin kanıtı.