Examples of using Idare in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yoklamada beni idare edebilirseniz birkaç günlük yol almış olurum.
Bayanlar ve baylar… idare bu fiyasko için özür diliyor.
Aslında sınavıma çalışmam için evde olmam gerekiyor, idare hukuku.
görüşmeyi ben idare edebilirim.
Çocuklar tatilde.- Sensiz bir hafta idare edebilir.
Evet… sıçtık. Bu kulübü kendi başına idare edemezsin.
Ben idare ederim.
Madencileri daha fazla idare edemem, toparlanmak için acele ediyorlar.
Şimdiden onsuz idare edebiliyorum. İnanın.
Tamam, idare ederim. Pazartesi vereceğim.
Leland idare değişikliğinden pek memnun… değil galiba.- Evet.
devletin yerel idare yetkilileridir.
O da senin'' doğru idare'' tanımına bağlı.
Kuyruk gibi değil ama umarım idare eder.
Ama beni idare edebileceğini düşünüyorsun.
Kendini idare yok.
Bu idare eder.
Tamam, idare ederim. Pazartesi vereceğim.
Kendim idare edebilirim.
Görevi mahkemeleri takip etmek ve duruşmaları idare etmekti.