Examples of using Iple in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Pekala, onun sonu iple tırmanmak gibi olmayacak.
Kağıt paketler iple bağlanır.
Sonra eller! Ellerini kanca ve iple bağlıyor.
Kalırsak da bizi o iple öldürene kadar asarlar.
Kağıt paketler iple bağIanır.
Kaşındıran kırmızı iple?
Burada birçok insan toplanabilir şu iple ayırdığımız kısmın arkasına.
Whit Pazartesi bir ay veya daha fazla iple olmuştu.
Yalnızca iple küçük bir problem var.
Yapmam gereken iple aşağı doğru kaymak.
Lastik ve iple oynayan çocukları görmüşsünüzdür.
Bazıları kendileri iple şehir duvarlarından sarkıtarak ya da atlayarak kaçmaya başladılar.
Aşağıya iple ineceğiz.
Ve iple çekiyorum evde olmayı.
Sizinle tanışmayı iple çekiyordum, Bay Benford.
Faaliyet haftasını iple çekiyorsunuzdur?
Şu sepeti iple yukarı çekin!
Önce onu iple boğmayı denedik.
Ben onu iple aşağı indiririm.
Karımı iple tavana asacak kadar da aptal değilim.