IZNIN in English translation

permit
ruhsat
izni
izin vermek
bir izin
permission
müsaade
izin
izni olmadan
izni istiyorum
allowed
izin
müsaade
ver
sağlıyor
olanak
clearance
yetki
izni
izin
geçiş
erişiminizi
tasfiye
giriş
warrant
emir
yetki
izni
izin
fermanını
leave
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın
consent
rıza
onay
razı
kabul
izin
izni
tasdiknameyi
the go-ahead
onay
izin
devam et
emri
yeşil ışık yakmadığını
iznin
authorization
yetki
onay
izni
izin
you trespassed

Examples of using Iznin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Doktor, bu iznin bilinmeyen sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulunur.
The Doctor warns that this consent would have unknown but everlasting consequences.
Bana detayları söyleme iznin olmadığını biliyorum ama genel olarak.
I know you're not allowed to tell me specifics, but just generally.
Çünkü senin Bölge 4 iznin yok.- Neden?
Because you don't have zone four clearance.- Why?
Konuşma iznin yok!- Kes sesini!
I gave you no leave to speak! Quiet!
Madem evlilik için iznin vardı, neden iptal edildi? Söylesene?
Tell me something. If you had the permit for marriage, why was it canceled?
Eğer problem çıkarırsa onu hadım etmeye benden iznin var.
If he gives you any shit, you have my permission to castrate him.
Buna almaya iznin olduğuna emin misin?
Are you sure you were allowed to take that? It tingles?
Burada olmak için iznin var mı?
Do you have a warrant to be here?
Arazime hiçbir iznin ve davetin olmadan… kör kütük sarhoş bir şekilde girdin.
You trespassed onto our land without invitation, in a state of intoxication.
Bunun için iznin var mï? Hayïr?
No! Got a permit for this?
An2} iznin de olsa iyi olur.
Then you also better have authorization.
Öyleyse niye iznin yok?
So, why don't you have clearance?
O zaman telefonu yüzüme kapatmak için tam iznin var.
Then you have my full permission to hang up on me.
NFL ve ABC Spordan alınmış yazılı iznin var mı?
Of ABC and the NFL? Do you have the express written consent.
Kes sesini! Konuşma iznin yok!
I gave you no leave to speak!
Zaten iznin var.
You already have access.
Düşman ile çatışmaya girme iznin olmamasına rağmen niye savaşa gittin peki?
To engage with the enemy? Why go to war if you're not allowed.
Daha kötü. Arama iznin ya da dinleme cihazın olamaz.
You can't get a search warrant or a wiretap but you have to prove everything.
Burada bulunmak için güvenlik iznin var değil mi?
You do have security clearance to be here?
Ülkeyi terkedersek, senin ziyaretçi iznin geçersiz olur.
If you leave the country, your visitor's permit will be invalidated.
Results: 338, Time: 0.0445

Top dictionary queries

Turkish - English