Examples of using Iznin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Doktor, bu iznin bilinmeyen sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulunur.
Bana detayları söyleme iznin olmadığını biliyorum ama genel olarak.
Çünkü senin Bölge 4 iznin yok.- Neden?
Konuşma iznin yok!- Kes sesini!
Madem evlilik için iznin vardı, neden iptal edildi? Söylesene?
Eğer problem çıkarırsa onu hadım etmeye benden iznin var.
Buna almaya iznin olduğuna emin misin?
Burada olmak için iznin var mı?
Arazime hiçbir iznin ve davetin olmadan… kör kütük sarhoş bir şekilde girdin.
Bunun için iznin var mï? Hayïr?
An2} iznin de olsa iyi olur.
Öyleyse niye iznin yok?
O zaman telefonu yüzüme kapatmak için tam iznin var.
NFL ve ABC Spordan alınmış yazılı iznin var mı?
Kes sesini! Konuşma iznin yok!
Zaten iznin var.
Düşman ile çatışmaya girme iznin olmamasına rağmen niye savaşa gittin peki?
Daha kötü. Arama iznin ya da dinleme cihazın olamaz.
Burada bulunmak için güvenlik iznin var değil mi?
Ülkeyi terkedersek, senin ziyaretçi iznin geçersiz olur.