KABA in English translation

rude
kaba
ayıp
kabaca
kabaydı
terbiyesiz
mean
yani
demek
kaba
ifade ediyor mu
acımasız
ciddi
ortalama
derken
adi
anlamı
rough
zor
sert
kaba
kötü
dalgalı
kabaca
çetin
hoyrat
ham
kabataslak
brute
kaba
hayvan
canavar
zalim
vahşi
yabani
crude
kaba
ham
ilkel
basit
üstünkörü
petrolü
vulgar
kaba
bayağı
adi
basit
müstehcen
terbiyesiz
görgüsüz
edepsiz
pespaye
hoyrat
impolite
kaba
kibar
saygısız
terbiyesiz
ayıp
coarse
kaba
kalın
sert
iri
harsh
sert
acımasız
ağır
zor
acı
kaba
haşin
kırıcı
kötü
katı
gross
iğrenç
brüt
kaba
berbat
büyük
hasılat
gayrisafi
kaba

Examples of using Kaba in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ya da ince ve kaba motor becerilerinde bozukluk. Karmaşa.
Confusion. Or poor, fine and gross motor skills.
Kaba olma! Her zaman konuyu saptırmak zorundasın.
Don't be coarse. You always have to change the subject.
Rahatsız edilmeyecek. Umarım bir adamın kaba davranışı yüzünden hepimizi yargılamazsın.
I only hope you won't condemn us all for the boorish behaviour of one man.
Eğer onu tanısaydın, böyle kaba düşüncelerin olmazdı.
If you knew him, you would not have such harsh thoughts about him.
Kaba ve düşüncesiz.
Crass and insensitive.
Olay mahallinde kaba kuvvet travmasına ait delil bulamamanızı destekliyor.
Confirmed your analysis at the scene of no evidence of blunt force trauma.
Kaba olma. Onu hiç göremiyorum.
Don't be unkind. I never see him.
Tanrım, kaba olma. -Hey.
God, don't be gross.-Hey.
Steven. Bu kaba genç adam oğlumuz Steven.
Steven… And this impolite young man is our son, Steven.
Babam özellikle de içkili olduğunda kaba ve öfkeli biriydi.
My father was a cruel and angry man especially when he was drunk.
Yani bu yemeğin tamamı boğucu bir sorgulama olacak. Ne kadar kaba.
So this entire dinner is meant to be some boorish inquisition.
Her zaman konuyu saptırmak zorundasın. Kaba olma!
Don't be coarse. You always have to change the subject!
Böyle kaba bir arkadaş size yalnızca zarar getirir, efendim.
Such uncouth company can only do you harm, good sir.
Kaba oluyor.
It's crass.
Kaba olduğum için beni affedin.
Excuse me for being blunt.
Kaba olma, Nini.
Don't be unkind, Nini.
Ardından kaba yargılama hatasından dolayı babamı infaz ettiniz.
After which, you executed my father for his gross error in judgment.
Steven. Bu kaba genç adam oğlumuz Steven.
Steven. Steven… And this impolite young man is our son.
Ya çok akıllı ya da çok kaba meraktan deliriyorum.
He's either very clever or very cruel because I'm going mad with wonder.
Kesinlikten uzak ve kaba.
Imprecise and boorish.
Results: 4221, Time: 0.0568

Top dictionary queries

Turkish - English