Examples of using Kaba in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ya da ince ve kaba motor becerilerinde bozukluk. Karmaşa.
Kaba olma! Her zaman konuyu saptırmak zorundasın.
Rahatsız edilmeyecek. Umarım bir adamın kaba davranışı yüzünden hepimizi yargılamazsın.
Eğer onu tanısaydın, böyle kaba düşüncelerin olmazdı.
Kaba ve düşüncesiz.
Olay mahallinde kaba kuvvet travmasına ait delil bulamamanızı destekliyor.
Kaba olma. Onu hiç göremiyorum.
Tanrım, kaba olma. -Hey.
Steven. Bu kaba genç adam oğlumuz Steven.
Babam özellikle de içkili olduğunda kaba ve öfkeli biriydi.
Yani bu yemeğin tamamı boğucu bir sorgulama olacak. Ne kadar kaba.
Her zaman konuyu saptırmak zorundasın. Kaba olma!
Böyle kaba bir arkadaş size yalnızca zarar getirir, efendim.
Kaba oluyor.
Kaba olduğum için beni affedin.
Kaba olma, Nini.
Ardından kaba yargılama hatasından dolayı babamı infaz ettiniz.
Steven. Bu kaba genç adam oğlumuz Steven.
Ya çok akıllı ya da çok kaba meraktan deliriyorum.
Kesinlikten uzak ve kaba.