Examples of using Kaderi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adam hayalet. Nick Kaderi.
Kralların kaderi kalpsiz olmaktır.
Hayatın çevresinden değil içinden geçmek kaderi olan bir adamdı.
Sayısız yıldız sisteminin kaderi benim ellerimde.
Farklı hayatların kaderi farklı olur, derler.
Ama söylediklerin… ölü birinin kaderi.
Echo bu kaderi değiştirebilir.
Onlar bunu istiyor. Tüm kadınların kaderi şeytana hizmet etmek.
Küçük kedinin kaderi ölümdü.
Sayısız yıldız sisteminin kaderi benim ellerimde.
Hanedanlığın kaderi çökmektir.
Fakat aşk da kaderi değiştirebilir!
Ama uygun fiyat olursa, Echo bu kaderi değiştirebilir.
Her kim bu şehre girerse kaderi hırsız olmaktır.
Her şeyin kaderi göklerdendir.
Bu andan itibaren, ağacın ve çocuğun kaderi bir olacak.
Gerçekten senin elinde. Rus ve Dünya Devrimlerinin kaderi.
Yemin edebilir ve kaderi lanetleyebilirsin.
Ancak nihayetinde bu ikizlerin kaderi tıpatıp aynı.
Zamanı ve kaderi değiştiremezsiniz?