Examples of using Kaderin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Başarı senin kaderin.
Benim gibi hissettin çünkü kaderin senin ben olmandı.
Çinde'' yuanfen'', yani'' kaderin gücü.
Bu kaderin cilvelerinden biri. Kahretsin!
Açıkça, bu kadını korumak senin kaderin.
Büyük işler yapmak senin kaderin.
Ben her zaman kendimi… kaderin götürdüğü yerde bulmuşumdur.
Kahretsin! Bu kaderin cilvelerinden biri.
Başsavcılık senin kaderin.
Kahretsin! Bu kaderin cilvelerinden biri!
Senin kaderin.
Kaderin işine karışıyorsunuz.
Senin kaderin ünlü olmak.
Kaderin iznini mi istiyorsun?
Senin kaderin dünyada insanların arasında yaşayıp onlara ilham vermek.
Kaderin elçisiyim.
Bu sanki kaderin işi gibi öyle değil mi?
Bu yüzden kaderin başarısız oluyor.
Kaderin bu.
Ta başından bunun senin kaderin olduğunu inkar mı ediyorsun?