Examples of using Kanamadan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bırakın kanamadan ölsün.
İlk kanamadan sonra bana kürtaj önerdin.
Kanamadan ölmesine izin mi verecektin?
Ama kanamadan korkuyorum.
Sonra bıçağı çıkar ve bırak kanamadan ölsün.
Görevli doktorlar iç kanamadan şüpheleniyor.
Saatten az sürede bir kanamadan dörde yükseldi.
Organları iç kanamadan dolayı şişiyor.
Kanamadan ölür.
Kanamadan ölmeden önce uzan ve işimi yapmama izin ver.
Kanamadan ölürsün.
Kanamadan ölmeden önce aşağı yukarı 20 dakikan var.
Kanamadan ölmene izin verebileceğim zaman.
Çocuk kanamadan ölebilirdi.
Kanamadan ölmediğine emin misin?
Kanamadan ölmüş.
Kanamadan ölecekti.
Hayır kanamadan ölürsün.
Yavaşça kanamadan ölürsün.
Kanamadan ölmeden önce buraya gelmek ister misin?