BLEEDS in Turkish translation

[bliːdz]
[bliːdz]
kanıyor
bleeding
bleeds
kanaması
bleeding
kanayan
bleeding
kanamalar
bleeding
kanı aksın

Examples of using Bleeds in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The organizing principle. The machine that bleeds.
Kanayan makine. Düzenleyici prensip.
Compromised lungs, high risk of brain bleeds.
Akciğer hasarı, beyin kanaması riski.
Sometimes psychic bleeds can happen.
Bazen psişik kanamalar olabilir.
I look at these young people today, my heart bleeds.
Şimdi gençlere bakıyorum da kalbim kanıyor.
And that bleeds death.
Ve bu kanamalar ölüm.
Even though she bleeds more than normal people the wound wouldn't have killed her.
Olsa bile o yara onu öldürmezdi. Normal insanlara göre daha fazla kanaması.
Then it hurts again and bleeds.
Sonra duruyor… sonra tekrar ağrıyor ve kanıyor.
My heart bleeds for you. Of course.
Yüreğim senin için kanıyor. Elbette.
My nose bleeds all the time!
Benim burnum hep kanıyor!
Look, the moon bleeds.
Bak, ay kanıyor.
My friend bleeds a lot from the neck.
Arkadaşım boynundan epey kanıyor.
The wound still bleeds sometimes.
Yara hâlâ bazen kanıyor.
My heart bleeds for you.
Yüreğim senin için kanıyor.
And my heart now bleeds for your pain.
Kalbim artık sizin acınız için kanıyor.
Anything that bleeds, clamp it.
Kanama olan yere pens tak.
What do you do when a tooth bleeds?
Dişin kanadığında ne yaparsın?
Practise till your throat bleeds.
Gırtlağın kanayana kadar pratik yaparak.
Clipping aneurysms, stopping bleeds, that's the fun.
Anevrizma klipsleme, kanamaları durdurma. Asıl eğlenceli olan bunlar.
To poop before my anus bleeds♪.
Anüsüm kanamadan kaka yapmak için.
Poop before my anus bleeds.
Anüsüm kanamadan önce kaka yaptım.
Results: 162, Time: 0.0552

Top dictionary queries

English - Turkish