Examples of using Kanar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Alın çok kanar.
Dava senin boyunu o kadar aşıyor ki, burnun kanar.
Kolum her zaman böyle kanar.
Dava senin boyunu o kadar aşıyor ki, burnun kanar.
Karnı kanadıkça kanar.
Baş çok fazla kanar.
Orası epey kanar.
Hem çok kanar hem de iç organlarını zedelemeyiz.
Kafam kanar… veya işte nasıl yapmak istersen.
Çok buraya kanar. Burada sıkın.
Dokunma yoksa tekrar kanar. Tamam mı?
İki kupa kanar, müesseseden.
Tabii ki kanar.
Dışarı doğru kanar.
Kolunun diğer yanını dene, daha fazla kanar.
İnsan ancak bir tarafını kesince öyle kanar.
Onlar kanar.
Bir süre kanar ve sonra durur.
Toynakları kanar ve hayvan tökezlerdi.
Bacak iyidir. Çok kanar ve önemli organları bırakmış oluruz.