KANAR in English translation

bleed
kanaması
kan
kan kaybından
kanını akıtacağım
bir kanama
kanlar
kanar
kanar koy
fall
sonbahar
düşer
düşüş
düşen
güz
düşüyor
bir düşüş
düştüğünü
çekilin
aşık
to get fooled
bleeds
kanaması
kan
kan kaybından
kanını akıtacağım
bir kanama
kanlar

Examples of using Kanar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Alın çok kanar.
Forehead bleeds a lot.
Dava senin boyunu o kadar aşıyor ki, burnun kanar.
This case is so far over your head, it would make your nose bleed.
Kolum her zaman böyle kanar.
My arm always bleeds like this.
Dava senin boyunu o kadar aşıyor ki, burnun kanar.
It would make your nose bleed.
Karnı kanadıkça kanar.
The stomach will bleed and bleed..
Baş çok fazla kanar.
The head bleeds a lot.
Orası epey kanar.
Those Those bleed a lot.
Hem çok kanar hem de iç organlarını zedelemeyiz.
It will bleed plenty and we avoid any necessary organs.
Kafam kanar… veya işte nasıl yapmak istersen.
Head bleeding from… however you want to do it.
Çok buraya kanar. Burada sıkın.
He's bleeding down here, too. Bridger, press down here.
Dokunma yoksa tekrar kanar. Tamam mı?
OK? Now, don't touch it or it will bleed again?
İki kupa kanar, müesseseden.
Two mugs of kanar, on the house.
Tabii ki kanar.
Of course I'm bleeding.
Dışarı doğru kanar.
Get me out blood.
Kolunun diğer yanını dene, daha fazla kanar.
Try the other side of the arm, you will bleed more.
İnsan ancak bir tarafını kesince öyle kanar.
People don't bleed like that unless they have cut themselves.
Onlar kanar.
They… They bleed.
Bir süre kanar ve sonra durur.
They will bleed for a bit and then they will stop.
Toynakları kanar ve hayvan tökezlerdi.
Its hooves would bleed, and the animal stumble.
Bacak iyidir. Çok kanar ve önemli organları bırakmış oluruz.
It will bleed plenty and we avoid any necessary organs. The leg is good.
Results: 84, Time: 0.0379

Top dictionary queries

Turkish - English