Examples of using Kapar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tamam da kızları da hep Sundance kapar.
İlk kuş solucanı kapar.
Archibald Kapar, nihayet başardın!
Bu butonlar tek kaçış yolu olan ön kapıyı kapar.
Bir kelebeğe kanatlarını çırptırsa ev hanımının teki klamidya kapar.
Tamam… o zaman, Umarım, anneciğinden uçuk kapar.
Lastiği patlatırsın, beklersin, kapar ve kaçarsın.
Lütfen Kapar, bırak onu!
Büyük arabayı kapar ya da başaramaz, otobüs kovalarsın.
Çift geçit, açar ve kapar.
Dediğim fotoğrafı ilk getiren işi kapar.
Geçen seneden sonra havadan nem kapar oldum.
Böyle bir anlaşmayı kapar? Şimdi… Nasıl olur da sizin gibi bir hacker.
Ne oldu Bay Kapar?
Kafamı arkaya yaslar, gözlerimi kapar akıntının sessizliğine dalarım.
Mahvetme şunu. Parti veren çocuk, kızı kapar.
Dansçılar her zaman kapar kızları.
Archibald Penelope Kapar.
Kahraman her zaman kızı kapar.
Memleketim Güney Afrikada da en iyi hatunları kriket oyuncuları kapar.