KAPAR in English translation

get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
snatcher
koparan
kapar
hırsızı
sökücü
kapkaççı
kaçıranla
gets
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
closes
yakın
yakınlarda
yakin
kapalı
samimi
kapat
kapatın
yaklaştın
yakınız
grabs
al
alıp
tut
kap
yakala
alsın
alın
tutun
alacağım
alayım
catches
yakalayın
yakalamak
bityeniği
yakalayana kadar
av
yakalarım
yetişmem
yeniği
close
yakın
yakınlarda
yakin
kapalı
samimi
kapat
kapatın
yaklaştın
yakınız
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
grab
al
alıp
tut
kap
yakala
alsın
alın
tutun
alacağım
alayım
caught
yakalayın
yakalamak
bityeniği
yakalayana kadar
av
yakalarım
yetişmem
yeniği

Examples of using Kapar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tamam da kızları da hep Sundance kapar.
Yeah, but Sundance got the girl.
İlk kuş solucanı kapar.
The early bird catches the worm.
Archibald Kapar, nihayet başardın!
Archibald Snatcher, you have finally done it!
Bu butonlar tek kaçış yolu olan ön kapıyı kapar.
These buttons close the front door sealing off the only avenue of escape.
Bir kelebeğe kanatlarını çırptırsa ev hanımının teki klamidya kapar.
And a housewife gets chlamydia. He makes a butterfly flap its wings.
Tamam… o zaman, Umarım, anneciğinden uçuk kapar.
I hope he got herpes from Mommy.
Lastiği patlatırsın, beklersin, kapar ve kaçarsın.
You pop a tire, you wait, grab and go.
Lütfen Kapar, bırak onu!
Please, Snatcher, let her go!
Büyük arabayı kapar ya da başaramaz, otobüs kovalarsın.
You make it and get the big car, or you don't and catch the bus.
Çift geçit, açar ve kapar.
Double gates that open and close.
Dediğim fotoğrafı ilk getiren işi kapar.
Anyone who takes the picture gets the job.
Geçen seneden sonra havadan nem kapar oldum.
I have got a hair-trigger. I… after last year.
Böyle bir anlaşmayı kapar? Şimdi… Nasıl olur da sizin gibi bir hacker.
Get a deal like that? Now… how does a hacker like you.
Ne oldu Bay Kapar?
What is it, Mr. Snatcher?
Kafamı arkaya yaslar, gözlerimi kapar akıntının sessizliğine dalarım.
Put my head back, close my eyes, wade into the quiet of the stream.
Mahvetme şunu. Parti veren çocuk, kızı kapar.
Look, the guy who throws the party gets the girl. Don't ruin this one for us.
Dansçılar her zaman kapar kızları.
Dancers always get the girls.
Archibald Penelope Kapar.
Archibald Penelope Snatcher.
Kahraman her zaman kızı kapar.
The hero always gets the girl.
Memleketim Güney Afrikada da en iyi hatunları kriket oyuncuları kapar.
Back home in South Africa, cricket players get all the best tail.
Results: 182, Time: 0.0401

Top dictionary queries

Turkish - English