KATLIAM in English translation

massacre
katliam
katletti
slaughter
katliam
katlediyor
kesim
kıyımdan
öldür
kes
boğazlayacağım
öldürüyorlar
carnage
katliam
kıyımın
kan
bloodshed
katliam
kan
dökülen kanı
dökülen kanlar
overkill
katliam
aşırılık
aşırıölümcül
abartı
fazla
fazladan öldürme
aşırıya kaçmış
bloodbath
katliam
kan banyosu
kan gölünün
kill
öldürmek
öldürün
gebert
genocide
soykırım
katliam
holocaust
soykırım
holokost
katliam
faciayı
mass murder
toplu katliam
toplu cinayet
kitlesel cinayet
seri cinayet
kitle katliamlarını
büyük cinayeti
of slayings
on a spree

Examples of using Katliam in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu katliam yapmalarından önceydi.
That was before they committed mass murder.
Katliam, sende bir farklılık var.
Overkill, there's something different about you.
Tamam, bir soru daha. Bir katliam olduğunu nasıl bilebiliriz?
Okay, and here's another question, how do we know the Holocaust happened?
Nasıl? Katliam alanından?
From the kill site. How?
Size söylüyorum, eğer burada kalmazsak katliam olacak.
I am telling if we are not here there will be a bloodshed.
Gilbert and Sullivanı katliam için kullanmak çok yaratıcı.
Using Gilbert and Sullivan for genocide is very creative.
Çukur katliam kurbanlarıyla dolu, sevinmeyelim de ne yapalım değil mi?
Pit full of mass murder victims-- what's not to love?
Katliam olacak.
It's gonna be a bloodbath.
Katliam da paralı asker
And Overkill isn't a mercenary,
Katliam sekansı. Gas robotlarını harekete geçirin.
Initiate the gas drone extermination sequence.
Vampir… kurt adam… katliam… kargaşa vesaire, vesaire.
We have got vampire, werewolf… slaughter, mayhem, etc.
Nükleer katliam.
Nuclear holocaust.
Nasıl? Katliam alanından.
How? Well, from the kill site.
burada kalmazsak katliam olacak.
there will be bloodshed.
Aşağıda katliam oldu.
It's a bloodbath down there.
Katliam o zamanlar için… hep iyi bir fikir gibi gelirdi.
Always seems like such a good idea at the time.- Well, genocide.
Katliam günü.
The Day of Slayings.
Katliam, nedir bu? Yanıyor?
It's glowing. Overkill, what is that thing?
Vampir… kurt adam… katliam… kargaşa vesaire, vesaire.
Got vampire, werewolf, mayhem, et cetera, et cetera. slaughter.
Katliam değil Ötenazi!
Euthanasia. Not extermination,!
Results: 1314, Time: 0.0465

Top dictionary queries

Turkish - English