LAFLAR in English translation

words
söz
haber
sözcük
laf
kelimeyi
tek kelime bile
tek kelimesini bile
talk
konuşmak
konuşalım
söz
sohbet
hakkında
bahsetmek
konuşun
anlat
things
şey
birşey
olay
bir sey
şu
şeyi
meselesi
phrases
ifade
söz
sözcük
cümleyi
tabiri
lafı
deyimi
deyimini
kelime
ibareyi
word
söz
haber
sözcük
laf
kelimeyi
tek kelime bile
tek kelimesini bile
talking
konuşmak
konuşalım
söz
sohbet
hakkında
bahsetmek
konuşun
anlat
sayings
söylüyor
dedi
demeyi
söyleyerek
söyleyen
söyleyip
şöyle
deyip
bir söz
söylerken
epithets
lakabını
lafını aktaracağım

Examples of using Laflar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Senden böyle boş laflar duymak hiç hoş değil.
Hearing you talk frivolously, it's not pleasant to hear.
Komşulardan nahoş laflar duyabilirim.
I might hear unpleasant things from the neighbors.
Jud, delice laflar ediyorsun.
Jud, you're talking crazy.
Büyük laflar. Herşey yolunda mı?
Big word. Everything copasetic?
Bu laflar sana birisini hatırlattı mı?
That talk remind you of anyone?
Honzanın… Sadece tüm şu laflar, laflar, laflar.
I know Honza was… It's all just words, words, words.
Ne? Jud, delice laflar ediyorsun?
Jud, you're talking crazy. What?
Senin hakkında olumsuz laflar söylesem nasıl tepki verirdin?
How do you think you would react if I said some negative things about you?
Büyük laflar. Pateteslerini bitir.
Finish your fries. Big word.
Senin gibi bir ufaklıktan büyük laflar.
Big talk… From such a little boy.
Honzanın… Sadece tüm şu laflar, laflar,.
It's all just words, words, words. I know Honza was.
Ne? Jud, delice laflar ediyorsun.
What? Jud, you're talking crazy.
Bazı laflar söyledin.
You said some things.
Laflar, laflar, laflar..
Word, words, words..
Rodeoyu bıraktığına dair söylediğin bütün o süslü laflar!
All that fancy talk about being through with rodeoeoing!
Bizim için, oğlum… Büyük laflar ama küçük kazançlar!
As for us, my son… Big words, but petty interests!
Bayım, neden saçma laflar ediyorsunuz?
Sir, why have you been talking nonsense?
Gonuşcem gonuşmesine de çeşit çeşit laflar söylüyorlar.
I will, but they keep saying a whole bunch of things.
Lüks çemberimizde laflar çabuk yayılır.
Word travels fast in our luxurious circle.
Rodeoyu bıraktığına dair söylediğin bütün o süslü laflar!
All that fancy talk about being through with rodeoeing!
Results: 231, Time: 0.0377

Top dictionary queries

Turkish - English