Examples of using Liman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gordie Liman adlı bir özel dedektifleydim.
Liman Suç Komisyonu demek. Kimliğimi göstermedim.
Liman? Yat limanı, diğer yola bakıyor.
Li Hongen, Liman Genel Müdürü. Emredersiniz!
Tahmin edeceğiniz gibi buralarda pek liman işçisiyle tanışmayız.
Çok ilginç liman.
Hala ılık kalması için ve liman güvenilir ve gerçek.
Oylar bizden tarafa döndü, liman, gelecek bahara tamam olacak.
Liman von Sandersin karargahından arıyorlar.
Liman müdürlüğünden bir şey çıkmadı ama Jenny ve Nancy çok yardımcı oldu.
Liman, tepenin 1 kilometre aşağısında.
Senin liman orada. Evet.
Liman güvenliği, İHA saldırılarından sonra takviye edildi.
Yani 30 yıl önceki büyük Gotham liman yangınının sorumlusu sizsiniz.
Nerede? Liman veya tersane.
Bu doğru. Gordie Liman adlı bir özel dedektifleydim.
Liman, tepenin 1 kilometre aşağısında.
Liman müdürlüğünden bir şey çıkmadı
Kara dedim.- liman demedim!
Evet, evin 5 km uzağında liman işçileri bulmuştu.