LIMAN in English translation

port
iskele
porto
liman
limanına
harbor
harbour
liman
limanına
barındırıyor
harbour
liman
limanına
barındıran
dock
rıhtım
tersane
iskele
liman
limanında
dok
limanlan
liman
marina
liman
yat limanım
waterfront
kıyı
sahil
rıhtımı
liman
su kenarında
seaport
limanı
limanına
the anchorage
anchorage
liman
haven
havenı
sığınak
havendan
cennet
bölgesi
limanı
dockside

Examples of using Liman in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Gordie Liman adlı bir özel dedektifleydim.
I was with a private eye named, uh, Gordie Liman.
Liman Suç Komisyonu demek. Kimliğimi göstermedim.
Our identification. Waterfront Crime Commission.
Liman? Yat limanı, diğer yola bakıyor.
Marina? Marina's looking the other way.
Li Hongen, Liman Genel Müdürü. Emredersiniz!
Li Hong'en, General Manager of the Port. Yes, sir!
Tahmin edeceğiniz gibi buralarda pek liman işçisiyle tanışmayız.
We don't get many dock workers here, as you might imagine.
Çok ilginç liman.
Very interesting seaport.
Hala ılık kalması için ve liman güvenilir ve gerçek.
For steady warmth and a haven safe and true.
Oylar bizden tarafa döndü, liman, gelecek bahara tamam olacak.
Votes break for us, that pier comes back online by next spring.
Liman von Sandersin karargahından arıyorlar.
They're calling from the headquarters of Liman von Sanders.
Liman müdürlüğünden bir şey çıkmadı ama Jenny ve Nancy çok yardımcı oldu.
But Jenny and Nancy were very helpful. Nothing from the marina office.
Liman, tepenin 1 kilometre aşağısında.
Is located one klick downhill. The waterfront.
Senin liman orada. Evet.
There's your port. Yes.
Liman güvenliği, İHA saldırılarından sonra takviye edildi.
Dockside security was reinforced after the drone attacks.
Yani 30 yıl önceki büyük Gotham liman yangınının sorumlusu sizsiniz.
So you were the one responsible for the great Gotham dock fire 30 years ago.
Nerede? Liman veya tersane.
Where? It's a pier or a dock.
Bu doğru. Gordie Liman adlı bir özel dedektifleydim.
That's right. I was with a private eye named, uh, Gordie Liman.
Liman, tepenin 1 kilometre aşağısında.
The waterfront… is located one klick downhill.
Liman müdürlüğünden bir şey çıkmadı
Nothing from the marina office, but Jenny
Kara dedim.- liman demedim!
I didn't say port. I said land!
Evet, evin 5 km uzağında liman işçileri bulmuştu.
Yeah, I ended up getting found by some dock workers 3 miles from the house.
Results: 1466, Time: 0.0404

Top dictionary queries

Turkish - English