Examples of using Mağara in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mağara. Alan Sugarın olduğu program.
Bu mağara bir tür karantina özelliği görüyor olmalı.
Fakat, bunun gibi çok mağara yok, o yüzden burası oldukça kalabalık.
Bu saçmalık mağara gibi.
olduğunu bilmiyorsun, değil mi Mağara Adamı?
Mağara ve dikilitaşlar aslında birer mezar.
Mağara. Alan Sugarın olduğu program.
Bu mağara bir tür karantina özelliği görüyor olmalı.
Tatlı çevir mağara.
Ve aynı zamanda Avrupa daki atalarımızı da kapsıyoruz-- Mağara adamı şeklinde.
Bay Faulkner, Pakistanda milyonlarca mağara var.
Çünkü çıktığı ilk mağara turunda, birisi yaralanmıştı.
Snyder bir mağara bulduğunu söyledi.
Tamam, mağara sistemine burada bir yerde varmış olmalıyız.
Kanayan Mağara.
Beni dinleyin. Geçen mavi ay sırasında, kenara biraz mağara suyu ayırmıştım.
Ama burada hiç mağara yok. Genellikle mağara.
Mağara arkadaşlarının yanına git yoksa bir balgam da suratına fırlatacağım.
Mağara ekipmanı kiralan adam, Fuchsun dükkâna yalnız geldiğini söylüyor.
Mağara muhtemelen bir lav katmanından oluşmuş.