Examples of using Mahrum in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bizi ondan, onu bizden mahrum ediyorsun.
Kocamı ikinci bir şanstan mahrum bırakamazdım.
Eğer bize hediye almak isterlerse onları bu zevkten mahrum bırakamayız.
Burada yaşayarak mahrum edildiği şey budur.
Onları sizin bir gösterinizden mahrum bırakırsam beni asla affetmezler.
Bizi ondan, onu bizden mahrum ediyorsun.
Seni bu zevkten mahrum bırakacağım.
Onu bu zevkten mahrum etmeni anlayışla karşılayacaktır.
Hayır, hayır! Biz mahrum edilenleriz!
Ahh… Bu minik zevkten mahrum bırakılmayı reddediyorum.
Bir Katoliği bundan mahrum edemezsin.
Kimse bizi bunlardan mahrum bırakamaz.
Gelecek nesli bir sanat eserinden mahrum etmek de cabası.
Hayır dediler, biz mahrum olup gitmişiz!
Sizinle tanışmanın zevkinden neredeyse mahrum bırakılacağımı düşününce.
Onu, benden mahrum bırakamazsın.
Bizi boğmak hakkın yok, Ya bizim kitapların bizi mahrum.
Aumea yine bizi mahrum ediyorsun.
Hayır, hayır! Biz mahrum edilenleriz!
Bu minik zevkten mahrum bırakılmayı reddediyorum.