MALLAR in English translation

goods
iyi
güzel
harika
uslu
sağlam
sevindim
stuff
şey
malzeme
mal
eşya
falan
var
meselesi
madde
merchandise
mal
ürün
eşya
bir ticaret
with wealth
mallar
servet
zenginlik
property
mülk
mülkiyet
emlak
arazi
gayrimenkul
eşya
malı
özelliği
evi
maddi
shipment
sevkiyat
nakliye
teslimat
kargo
mal
nakliyat
bir sevkıyat
assets
varlık
değerli
ajan
muhbir
mal
mülk
kaynağı
adamım
kazancı
aktif
possessions
sahip
bulundurmak
mülkiyet
varlığı
elinde
malı
ele geçirilme
mülkü
bir eşya
shit
bok
lanet
pislik
boktan
hassiktir
şey
hasiktir
mal
berbat
kahretsin
commodities
emtia
mal
ürün
bir meta
bir eşya

Examples of using Mallar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mallar için kendini feda etme.
Don't sacrifice yourself for the merchandise.
Al. Burada iyi mallar var. Hemen!
Got some good shit here. Here. Now!
Ucuz mallar satmanız kötü değil.
It's not so bad that you sell cheap stuff.
Bazı değerli kişisel mallar.
Some precious personal possessions.
Onlar çalınmış mallar.
They're stolen property.
Pekala, mallar ne zaman geldi?
All right, when would the items come in?
Mallar özkaynaklar.
Commodities equities.
Haftaya mallar geliyor.
A shipment will come in next week.
Mallar, yükümlülükler Zengin ve özgür olacağız.
Assets, liabilities. We will be free and rich.
Al. Burada iyi mallar var. Hemen!
Now! Got some good shit here. Here!
Mallar bugün gelecek.
The stuff arrives today.
Evet, mallar minibüsün içinde.
Yeah, merchandise is in the van.
dünya hayatında mallar verdin.
his Council adornments and possessions in this life.
Null Bölgesi Yıldızlarasında toplanan bütün mallar… onu toplayana aittir.
Belongs to he who collects it. All property gathered in the Interstellar Null Zone.
Peşinde olduğun şu mallar; bırak peşini.
That shipment you're chasin', just let it go.
Mallar zarar görmedi.
Assets are undamaged.
Senin adamlar ve mallar ortalıkta yok. José.
José Those guys and your product are a no-show.
Mallar, banka kredileri, hisse senetleri.
Commodities, loans, stocks, and bonds.
Ama mallar harika.
But the merchandise is excellent.
Jay, mallar arkada mı?
Jay, stuff in the back?
Results: 680, Time: 0.0629

Top dictionary queries

Turkish - English