Examples of using Merdiven in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Baskı altındayken merdiven tırmanmak… pek sevdiğim bir şey değil.
Bir sürü büyük merdiven, duvar yazıları.
Yürüyen merdiven fikrini ortaya çıkaran merdiveni göstereyim sana.
Oh, Charles, Komsere bir merdiven vermemiz gerekiyor.
Kubbe şeklinde kafaları vardı… ve döner merdiven gibi beyinleri vardı.
Avlunun her köşesinde merdiven var.
Hayır Peg, merdiven tamir ederken numara yapamam.
Hangi merdiven ve tuvaletlerden uzak durmak gerektiği konusunda birbirlerini uyarıyorlarmış.
Haricî merdiven de yok yani. Bina en az 60 yıllık.
Bir kaç merdiven aşağıya in.
Güvenlik binanın ortasında merdiven var diyor.
Eğer tornavida ve merdiven getirirseniz.
Bu akşam Migrosta merdiven bakmak istiyor. Harika.
Sadece lastik eldiven ve tabure merdiven.
Sonra, binanın yan tarafına ilave merdiven eklendi.
Binanın diğer tarafında merdiven var.
Asansör, merdiven görüntüleri.
Hayatın anlamı, holdeki merdiven.
Kraliyet muhafızları da merdiven ve koridorlarda.
