Examples of using Mesaiye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mesaiye falan kalacağım, ne gerekiyorsa işte.
Belki mesaiye yeni gelen birini verebiliriz.
Herkes fazla mesaiye dikkat etsin ve ölü yüklerden kurtulun.
Hayır, sana mesaiye erken başlayacağımı söyledim.
Tong, mesaiye mi kalacaksın?
Lokantada mesaiye kalacağım ve Funny Girl ise belirsiz.
Kadınların mesaiye kalamayacağını söyleyen yasalar var.
Kadınların mesaiye kalamayacağını söyleyen yasalar var.
Onları fazla mesaiye zorlayamayız?
Tong, mesaiye mi kalacaksın?
Çifte mesaiye başlamak üzereyim.
Soğuk. Gene mesaiye mi kaldı?
Mesaiye zaten kalacaksın sanıyordum.
Mesaiye başlamadan önce hep buraya gelirim.
Çifte mesaiye başlamak üzereyim.
O zaman bunu fazla mesaiye eklemeyi unutma.
Bu yüzden mesaiye geldim.
Hadi mesaiye.
Mackenzie Fallsdan Chad Dylan Cooper çifte mesaiye.
Maalesef, buraya tikilip kaldim çünkü patronum mesaiye kalmamizi istedi.