Examples of using Mutlular in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lem ve Ronnie çok mutlular.
Çok mutlular.
Çinden gelen zengin göçmenler, Vancouverdaki evler için yüksek fiyatlarla ödeme yapmaktan mutlular.
Çiftçiler bu kutsal hayvanların tarlalarına gelmesinden mutlular.
Babam ve René, çok mutlular.
O günden beri de orada mutlular.
Onlar o şekilde mutlular.
Gülüyorlar, mutlular.
Moon bulunduğu için çok mutlular.
Senin güvenlik güçlerin bana katıldıkları için çok mutlular.
Bak! Görüyorsun, ipek olanlar mutlular çünkü özgürler!
Bak! Görüyorsun, ipek olanlar mutlular çünkü özgürler.
Daha mı mutlular?
hala yeni evliler kadar mutlular.
Çünkü ölecekleri için mutlular.
Lakin, kardeşlerin mutlular.
Biz de mutlu olabiliriz. Onlara bak, ne kadar mutlular.
Onlar bizi vururken mutlular ama!
Kilit altında olsalar bile birlikte oldukları için hala mutlular.
Birlikte içiyorlar ve birlikte mutlular.