NEDENIYLE in English translation

due
nedeniyle
yüzünden
dolayı
sebebiyle
sayesinde
dolayısıyla
hak
bağlı
vadesi
kaynaklanan
because
çünkü
yüzünden
cunku
sırf
nedeniyle
sayesinde
sebep
sayende
of
var
yerine
dolu
yüzünden
oluşan
dışında
dolayı
sayıda
tür
dolusu
because of its
nedeniyle
sebebiyle
because of his
yüzünden
dolayı
nedeniyle
sebebiyle
çünkü onun
sayesinde
reasons
sebep
neden
mantık
bahane
resulting
sonuç
sonuçlar
neticesi
reason
sebep
neden
mantık
bahane
resulted
sonuç
sonuçlar
neticesi
result
sonuç
sonuçlar
neticesi

Examples of using Nedeniyle in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Herkes Falcon nedeniyle kenarında, üzerindedir.
Everyone's on edge on account of the Falcon.
Kriz nedeniyle, yenilenebilir enerji projeleri öncelik kazanmış durumda.
Prompted by the crisis, renewable energy resource projects have become a priority.
Geniş kullanımı nedeniyle, demir dışı metaller genellikle geri dönüşümlüdür.
Due to their extensive use, non-ferrous scrap metals are usually recycled.
Evinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle eşi tarafından hastaneye kaldırıldı.
He died in his home as a result of a heart attack.
Bizim tren deprem nedeniyle beş saat süreyle durdu.
Our train stopped for five hours owing to the earthquake.
Tren kar fırtınası nedeniyle iki saat boyunca tutuldu.
The train was held up for two hours on account of the snowstorm.
Mimari yapıları ve sınırlı genişlikleri nedeniyle köprüler sadece yayalar tarafından kullanılıyor.
Due to their architectural structure and limited width, the bridges are in use for pedestrians only.
Düşük travers hızı nedeniyle, neredeyse her tank onu kuşatabilir.
Due to its low traverse speed, nearly any tank can flank it.
Kaza nedeniyle değil ama, yüksek dozda ağrı kesici verdiğim için.
Not as a result of the accident, but because I prescribed the wrong dosage of painkiller.
Devlet sözleşmeleri nedeniyle bütün çalışanlar parmak izini kayıt ettirmek zorunda.
Because of their government contracts, all employees have to register their prints.
Ginling Kolejindeki görevim nedeniyle çok sevildim ve saygı gördüm.
VAUTRIN: I have deeply loved and respected the cause of missions and Ginling College.
Onun yaptıkları nedeniyle bu delikanlıyla ilgili yargılarına güvenmekte zorlanıyorsun.
As a result of his actions, you're having difficulty trusting your judgment about this young man.
Golmud, konumu nedeniyle yakınındaki tuz gölleri aracılığı ile doğal kaynak zenginidir.
Due to its location, Golmud abounds with natural resources from nearby salt lakes.
Hamileliği kalamaması nedeniyle olabileceğinden kuşkulanıyormuş.
She suspected that it was due to her pregnancy.
Ayrıca okuyun: Yemendeki Savaş Nedeniyle En Az 115 Çocuk Öldürüldü.
Also read: At Least 115 Children Killed as a Result of War in Yemen.
Vali Brodeckin yetersizliği Nedeniyle William tarafından talihsiz bir olayın Acısını çekenler.
The unfortunate accident suffered by William is due to Governor Brodeck's incompetence.
Yani salgın nedeniyle demek isterseniz.
I mean, if you wanna cause an epidemic.
Tom dikkatsizliği nedeniyle felakete neden olabilirdi.
Tom could have caused a disaster due to his carelessness.
Bu üçlü Galba üzerindeki etkileri nedeniyle'' üç pedagoglar'' olarak adlandırılıyorlardı.
The three were called"The Three Pedagogues" because of their influence on Galba.
Delilik nedeniyle suçsuz mu?
Not guilty by reason of insanity?
Results: 4162, Time: 0.0518

Top dictionary queries

Turkish - English