Examples of using Nefret in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İngilizcede dört tane nefret edilen kelime vardır.
Sammy ve ben okuldan nefret ediyorduk… ama Victor herşeyden nefret ediyordu.
Gözlerinde nefret olan biri?
Benden o kadar nefret edecek birini düşünemiyorum.
Mollie benden nefret edecek ama galiba sorunumuz çok ciddi.
Nefret tiplerdi.
Ondan nefret edeceğim değil mi?
Milyon kişi bu kızı nefret yağmuruna tutarak intihara sürüklemiş.
Spar bundan nefret edecek ama belki iner.
Kendinden nefret etmeni istiyorlar Coral.
Benden nefret edecekler ya da elektrik vererek birbirimizi öldürmüş oluruz.
Gluanttan nefret edebilecek başka kim olabilir?
Benden nefret ederler.
Korku, nefret, kendine acıma, herhangi bir şey.
Ben nefret ederdim.
Bunun için benden nefret edeceksin.- Ne?
Bizden nefret edecek, size söylüyorum. Bu aptalca!
Bizden nefret edecek, size söylüyorum.
Nefret edecek hediyeden.
Ona duyduğum nefret beni tüketti.