ANGER in Turkish translation

['æŋgər]
['æŋgər]
öfke
anger
rage
fury
temper
wrath
outrage
angry
sinir
nerve
nervous
neural
anger
temper
angry
mad
neurological
annoying
irritating
kızgın
angry
mad
upset
furious
fiery
pissed-off
sore
anger
fierce
pissed
asabiyet
irritability
anger
temper
nervousness
quick-tempered
kızgınlık
angry
mad
upset
furious
fiery
pissed-off
sore
anger
fierce
pissed
öfkeyi
anger
rage
fury
temper
wrath
outrage
angry
öfkeni
anger
rage
fury
temper
wrath
outrage
angry
öfkesi
anger
rage
fury
temper
wrath
outrage
angry
kızgınlığını
angry
mad
upset
furious
fiery
pissed-off
sore
anger
fierce
pissed
sinirini
nerve
nervous
neural
anger
temper
angry
mad
neurological
annoying
irritating
kızgınlığı
angry
mad
upset
furious
fiery
pissed-off
sore
anger
fierce
pissed
sinirin
nerve
nervous
neural
anger
temper
angry
mad
neurological
annoying
irritating

Examples of using Anger in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's because of your anger.
Senin sinirin yüzünden.
You're entitled to that anger.
Kızgın olmakta haklısın.
Others use that anger as motivation to make money and succeed.
Diğerleri bu kızgınlığı para kazanıp başarılı olmaya motive olmaya kullanır.
You don't have to take your anger out on me. Hey!
Hey! Sinirini benden çıkarmak zorunda değilsin!
That's it! Put all your anger into your sword!
Tüm kızgınlığını kılıca aktar. İşte bu!
What we all need to do is channel our various reasons for anger and learn to control it.
Yapmamız gereken sinirin çeşitli nedenlerini belirlemek ve kontrol etmeyi öğrenmek.
A lot of anger is self-importance.
Çok kızgın olmak kendini önemsemekle ilintilidir.
Embrace the anger and pride.
Kızgınlığı ve gururu kucakla.
Hey! You don't have to take your anger out on me!
Sinirini benden çıkarmak zorunda değilsin. Hey!
Put all your anger into your sword. That's it!
Tüm kızgınlığını kılıca aktar. İşte bu!
Your anger and your lust for power have already done that.
Çoktan yaptı. Sinirin ve Güç aşkın bunu zaten.
I understand your anger, Jakobe.
Kızgın olmanı anlıyorum Jakobe.
You don't have to take your anger out on me. Hey!
Sinirini benden çıkarmak zorunda değilsin. Hey!
Now are you going to vent your anger over lunch?
Kızgınlığını yemekte mi atacaksın yani şimdi?
this inner anger.
derinlerdeki kızgınlığı.
If it's about the advance, I can understand your anger. Atley told me.
Konu avanssa, kızgın olmanı anlıyorum. Atley anlattı.
You don't have to take your anger out on me.
Sinirini benden çıkarmak zorunda değilsin.
Your anger is with me.
Senin sinirin bana.
You can use this anger for a future role.
Gelecek rol için bu kızgınlığı kullanabilirsin.
will forget your anger.
senin kızgınlığını unutacaktır.
Results: 5378, Time: 0.0537

Top dictionary queries

English - Turkish