Examples of using Sinirin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bırak da öfken ve sinirin su gibi aksın.
Beni takip et. Sinirin var.
Beni takip et. Sinirin var.
Maksiler ve fasiyal sinirin oluşturduğu tek bir hortum siniri hortumun iki yanı boyunca uzanır.
Radyal sinirin, üç başlı kasının
Bütün hastalıkların gitsin. Bütün öfken bütün o sinirin, bütün o nefretin bütün kendine acıman.
Pudendal sinirin distal ucunu… iç uyluğundan femoral kutanöz sinirin dalına bağlayabiliriz.
eklem ve sinirin mükemmel neşesi, ve o ölüm olmayan her şeydi.
Her bir kas, eklem ve sinirin mükemmel neşesi, ve o ölüm olmayan her şeydi.
oradaki sinirin kemikle köpeğin dişleri arasına sıkıştığını düşündürüyor.
Bu da bana, oradaki sinirin kemikle köpeğin dişleri arasına sıkıştığını düşündürüyor.
Gözdeki kör nokta, optik sinirin retinayı terkettiği noktada fotoreseptör olmamasına bağlıdır.
Kaslarım iyileşti. ama o bıçak paraforal sinirin kesti.
Ancak sinirin üzerindeki baskıyı bitirecek bir ameliyat olabilirsin.- İşten ne kadar uzak kalırım?
Sinirin büyük tsunami dalgalari ve sanki göğsüme dogru sertçe çarpıyor.
Karşılaşılan olaylar sinirin kabul edilemez ifade biçimleri
Şu anda hiç kimse bizden şüphelenmiyor ve tetik parmağında ki sinirin gelişti diye bütün operasyonu, tehlikeye atmayacağım.
Altıncı sinir, gözün lateral rektus kasını innerve eden abdusens sinir( gözü lateral olarak hareket ettirir) de sıklıkla etkilenir, ancak gözü aşağıya doğru hareket ettiren superior oblik kasını innerve eden dördüncü sinirin( troklear sinir) tutulumu olağandışıdır.
Göz sinirin?
Yüz sinirin iltihaplanmış.