Examples of using Nihayetinde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nihayetinde gelecekler bana.
En nihayetinde çok da şanslı değildi, değil mi?
Nihayetinde o gün geldi.
Nihayetinde arkadaştılar.
Hapsedilmek ıslahını hızlandırır nihayetinde Uzun soğuk geceler kanunun olacak belki de.
Nihayetinde… o bir Cobblepot.
Nihayetinde bir balina!
Nihayetinde, Transformers doğdu.
Nihayetinde bu kilisenin sorunu.
Nihayetinde en çok sıkıntıyı çeken
Nihayetinde o benim oğlumdu tatlım.
Yani, nihayetinde keyfimizi asıl kaçıran onun tavrıydı.
Nihayetinde yaşam uykuya dalacak.
Nihayetinde polisten bir mektup geldi.
En nihayetinde önemli olan da o değil mi?
Nihayetinde haberler kaynağına geri ulaştı. Dönüyoruz.
Dönüyoruz. Nihayetinde haberler kaynağına geri ulaştı.
Nihayetinde artık annem değildi. Bilemiyorum?
Fakat nihayetinde herifler boşalmalı, değil mi?
Nihayetinde… seni terk edemedim çünkü artık seni sevmiyordum.