NORMAL OLMAYAN in English translation

is not normal
unnatural
doğal
anormal
tuhaf
doğaüstü
doğaya aykırı
doğadışı
doğa dışı
gayritabii
normal
sıradan
isn't natural
aren't normal

Examples of using Normal olmayan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Geçen birkaç günden normal olmayan bir şey hatırlıyor musunuz?
Do you remember anything unusual from the past few days?
Fakat normal olmayan bazı yetenekleri var.
But she does have some… unusual abilities.
Normal olmayan bir şey görürseniz bayrağınızı kaldırın, yanınıza geleyim.
You see anything out of the norm, Raise your flag, and I will come on over.
Normal olmayan sensin.
You are not normal.
Normal olmayan bir şey yok?
Nothing unusual.-No?
Kredi kartınızda, normal olmayan hareketlilikler belirledik.
We have detected some unusual activity on your credit card.
Neden hatırlayamıyor, Tüm bu normal olmayan beyin aktivitesinin anlamı.
Why he can't remember, What all this unusual brain activity means.
Son kez orada bulunduğumda Boston normal olmayan bir şekilde sıcaktı.
It was unseasonably hot in Boston the last time I was there.
Burada normal olmayan tek kişi, sanki bundan zevk alıyormuş davranıyor olan sensin.
The only one who's not normal here is you for acting like you're enjoying this.
Evet. erkek kardeşinin normal olmayan ilgisi hakkında ifade verdi.
Had an unnatural interest in her. Yeah. At the inquest,
İki insan'' normal olmayan'' koşullarda evlenirse, yasalar onlara evliliği iptal etme hakkı vermiştir.
When two people get married under…'not normal' conditions the law gives them the right to cancel the marriage without having to file for a divorce.
Doğru ama benim için normal olmayan… bunun hakkında konuşmak, bu yüzden… bu şüphemi… seninle paylaşacağıma söz veriyorum.
Right. It's my promise, But what isn't natural for me, anyway, is talking about that, so.
Ve bu, sözcüklerdeki seslerin kusurlu bir temsiliyle sonuçlanır. Farklı boşluk sabiti olan bir mekanizma ile normal olmayan farklı bir strateji.
And that results in defective representations of sounds of words-- not normal-- a different strategy, by a machine that has different time constants and different space constants.
Soruşturmada, hizmetçi Bayan Palfrey… erkek kardeşinin normal olmayan ilgisi hakkında ifade verdi.
At the inquest, the housekeeper Miss Palfrey gave evidence that the brother had an unnatural interest in her.
Doğru ama benim için normal olmayan… bunun hakkında konuşmak,
Right, but what isn't natural, for me, anyway… is talking about that,
Yani… sanki bu işi o kadar çok yapıyorum ki bir normal, bir de normal olmayan davranışım varmış gibi?
Just… like I do this so much that I would have a normal and an abnormal version of it?
Normal müşteriler için geniş bir zemin kat ve normal olmayan müşteriler için bir bodrum. Bit pazarında.
A large ground floor space in the flea market and a basement for the clients… who aren't normal.
Doğru ama benim için normal olmayan… bunun hakkında konuşmak, bu yüzden… bu şüphemi… seninle paylaşacağıma söz veriyorum.
Is talking about that, so… it's my promise, Right. But what isn't natural for me.
Normal müşteriler için geniş bir zemin kat ve normal olmayan müşteriler için bir bodrum. Bit pazarında.
For the clients who are normal, and a basement for the clients… who aren't normal. A large ground floor space in the flea market.
Doğru ama benim için normal olmayan… bunun hakkında konuşmak, bu yüzden… bu şüphemi… seninle paylaşacağıma söz veriyorum.
Is talking about that, so… it's my promise, But what isn't natural for me, anyway, Right.
Results: 58, Time: 0.0386

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English