Examples of using Odur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben ne söylüyorsam, bölüm kuralı odur.
Anlaşma, ben ne dersem odur.
Anlaşma ben ne dersem odur.
Odur kalemle öğreten!
Odur sizi yaratan!
Odur gökleri ve yeri yaratan.
Odur helak eden eski Ad halkını?
Diyeceğim odur ki çocuklar.
Bunun yolu odur, efendim.
Hastalandığımda Odur bana şifa ulaştıran.
Odur ki, yarattığı herşeyi güzel yaptı
Hastalandığımda Odur bana şifa veren.
Odur Şira galaksisinin Rabbi.
Odur helak eden eski Ad halkını.
Odur seni güldüren ve ağlatan.
Odur Zengin eden, yoksul yapan.
Odur Şira galaksisinin Rabbi.
Odur Zengin eden, yoksul yapan.
Odur helak eden eski Ad halkını.
Odur ki, yarattığı herşeyi güzel yaptı