Examples of using Okula gitmen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yakında okula gitmen gerekecek.
Okula gitmen için toprak kazan ellerime lanet olsun.
Eh, yanlış bir şey yoksa, okula gitmen gerekir.
İhtiyacım olan şey senin okula gitmen.
Zaten öğretmenin öğrettiği her şeyi biliyorsun, okula gitmen gerekmiyor.
Üzgünsün fakat senin okula gitmen gerekiyor.
Ve ayrıca, yarın okula gitmen gerekecek.
Figaro uyur… ve Cleo… ve ayrıca yarın okula gitmen gerekecek.
Avukat olmak için kaç yıl okula gitmen gerek, biliyor musun? -Avukat.
saçlarımı taramalıyım. Çok geçmeden okula gitmen gerekiyor.
Doktor olmak için pek çok aptalca okula gitmen gerekir… oysa ki aktrist olmanın en güzel tarafı… hiç çalışmak zorunda olmamandır.
Steve, o okula gitmen için annenle bir sürü para ödüyoruz.
Gün boyunca düzgün bir şekilde okula gitmen gerekiyordu ama sen üçüncü
Senin de erkenden okula gitmen lazım, öyle değil mi? Elbette?
Sen tiyatroya gidemezsin, de ki ''Teşekkürler, demin dediğimden''… üzgünsün fakat senin okula gitmen gerekiyor.
Tekrar bıraktın ve kaçtın. 21 gün boyunca düzgün bir şekilde okula gitmen gerekiyordu… ama sen üçüncü
miydi… öğrenmem gerek ve senin de normal bir ergen… gibi davranıp okula gitmen gerek.
Brainwave yalnız mıydı değil miydi… öğrenmem gerek ve senin de normal bir ergen… gibi davranıp okula gitmen gerek.
normal bir ergen… gibi davranıp okula gitmen gerek.
Brainwave yalnız mıydı değil miydi… öğrenmem gerek ve senin de normal bir ergen… gibi davranıp okula gitmen gerek.