Examples of using Ona borcu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sonra Matt parası olabilecek birini tanıdığını söyledi. Ona borcu olan biriymiş.
ansızın geliyor. Ona borcu olanlardan yıllardır iş yaptığı,
Ona borcu olan birileri ya da… bir husumeti falan olan birileri var mı diye bakıyoruz.
Mark Larsın kapısını çalıyordu Dediğine göre Larsın ona borcu varmış ve ödemesi gerekliymiş çünkü ödemezse.
Baban bu işe başlamayı ona borçlu.
Ailem her şeyini ona borçlu.
Nogi Grubu şu anki refahını ona borçlu.
Onun borcu yüz dolara ulaştı.
Artık ona borçlu değilmişim gibi hissediyorum.
Çünkü ona borçluyum.
Ona borcum hayatımdan daha büyük.
Çünkü ona borcum çok.
Onun borcu 100 dolara geldi.
Ona borcum olan her kuruşu ödeyeceğim ve ayrıca küçük bir de ekstra.
Yani, ona borçluyum, değil mi?
Ona borçluydum yani.
Bunu ona borçluydum.
Ona borçluyum aslında.
Ona borcum var. Hurda toplardık.
Ona borcum vardı.